İlk kitabın heyecanı ayrıdır. Kâğıt oyunu oynayanlar bilir, ilk elin günahı olmaz. İlk kitaplar tıpkı sonrakiler gibi kusurlarıyla güzeldir. Kendimize ait güzel yanlışlarımız olmazsa ne anlamı var yazmanın? Yazarlık bize özgü hatalarımızla, acemiliğimizle birlikte bir uzun yolda yürümek değil mi zaten?
İlk öykü kitapları yayımlanmış yazarlarla 2015 yılından beri “İlk Göz Ağrısı” söyleşileri yapıyor, ilk kitaplarının heyecanını paylaşıyoruz. Kader Menteş Bolat, 178. konuğumuz.

Kitapsız bir hevesli olmaktan kitaplı bir yazar olmaya giden süreç nasıl gelişti?
Öncelikle heyecanımı paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Aklımda yazma fikri hep vardı; kendimi bildim bileli karalamalar yapan, küçük notlar biriktiren bir kadındım. Bunlar daha çok şiir ve deneme türündeydi. 2015’te Tepebaşı Belediyesinin açtığı bir kursa yazıldım. Burada hem öykü yazma üzerine hem de okuduğumuz kitaplar üzerine konuşma imkânımız oldu. İlk öykü denememi orada yazdım ve bu tür üzerine okumalar yaptıkça öyküyü çok sevdim. Pandemi döneminde yazmaya daha çok yoğunlaştım. Öykülerim edebiyat dergilerinde yayınlanmaya başlayınca motivasyonum arttı ve bugünlere kadar geldim.
Yazma uğraşınızı neden başka bir türde değil de öyküde yoğunlaştırdınız?
İlk soruda bahsettiğim gibi öykü türünü çok sevdim. Şiire yakın bir tür. Şiirle biraz uğraştığım için yakın bulmuş olabilirim öyküyü. Hacim olarak kısa olmasına rağmen anlatımı yoğun, çok çağrışımlı, metaforlara açık bir dili var öykünün. Bu özelliklerin cazibesi ile öyküde yoğunlaştığımı söyleyebilirim.
Yayınevini nasıl belirlediniz? İlk kitabınızın yayımlanma sürecinde neler yaşadınız?
Dosya hazırlama işi meşakkatli bir iş. İlk olduğu için bazı acemilikleri de oluyor haliyle. Yolda biraz zaman da kaybedebiliyorsunuz kolay bir süreç değil! Yollarımız Muhtelif Kitap ile kesişti. Yayınevi, yeni bir yayınevi olmasına rağmen editörü edebiyat camiasında bilinen bir isim: Devrim Horlu. Devrim’le çalışmak, deneyimlerinden yararlanmak keyifliydi.

Kitabı yayıma hazırlama sürecinde size yol gösteren, yardımcı olan bir editörünüz oldu mu?
Önce sevgili Zeynep Eşin ile kısa bir süre çalıştık. Son okumalarımı yazan bir dostum yaptı. Öyküler değişti, yeni öyküler eklendi derken dosyam kabul olduktan sonra da sevgili Devrim ile kitap son halini aldı.
Dergiler için edebiyatın mutfağı denir. Siz salona, misafirlerin karşısına çıkmadan önce mutfakta ne kadar zaman geçirdiniz?
Önce dergiler, e-dergiler ile başlayan yazın yolculuğumda okur karşısına çıkabilmek için dört yıl bekledim diyebilirim. Bu zaman zarfına kitap tanıtımları ve söyleşiler de sığdırdım.
İlk kitabınızla hayatınızda neler değişti? Neler ummuştunuz, ne buldunuz?
Daha çok yeni. Günahıyla, sevabıyla bir ilk kitap. Heyecanlı ve bir o kadar da zorlu bir süreç aslında. Şunun farkındalığıyla hareket edeceğimi biliyorum: “Ummanda bir damla olabilmek hevesi.”
Peki, bundan sonra?
Bundan sonrası için okumalara ve yazmaya aynı hevesle devam etmeye çalışmak tek dileğim. Hayat ne kadarına izin verecek yaşayıp göreceğiz.
