Parşömen’in6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenleresorduk.
Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik. İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederekbizimle paylaşır mısınız?
Geriye dönük okumalarıma tekrar göz attığımda şu kitapların aklımda yer edindiğini söyleyebilirim:
Tehlikeli Görüler, Kolektif – Hazırlayan: Harlan Ellison, İthaki Yayınları.
Yürüyüş Pratiği, Dolki Min, Ayrıntı Yayınları.
Dirlik Düzenlik Apartmanı, Ahmet Karadağ, Mahal Yayınları.
Beni Sevmeyenler Apartmanı, Korkut Kabapalamut, Metinlerarası Kitap.
Size göre 2024 yılının önemli edebiyatolayları nelerdi?
30 yıldır tutsak olan edebiyatçı İlhan Sami Çomak’ın sonunda özgürlüğüne kavuşması. Tutsak olduğu uzun yıllar boyunca edebiyatla hayata tutunan Çomak’la hemşeriyiz; hatta köylerimiz birbirine yakın. Ailesini tanırım. Bu yüzden onun tekrar aramıza dönmesi benim için iki kat sevindiriciydi. Buradan kendisine selamlarımı bir kez daha iletiyorum.
Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?
Basılı edebiyat dergilerinden sadece Post Öykü’yü düzenli olarak takip edebiliyorum. İdeolojik açıdan kendilerinden fersah fersah uzak olsam da, öykü alanında verdikleri emeğin takdire şayan olduğunu düşünüyorum.
İnternet dergileri veya sitelerinden ise Bilimkurgu Kulübü, Mahal Edebiyat ve Parşömen ilgimi çekiyor. Her hafta mutlaka girip yazılara bir göz atıyorum. Çok beğendiğim yazıların çıktılarını alıp arşivliyorum.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Ülkemizde gittikçe derinleşen ekonomik ve siyasi krizin, toplumun bir parçası olan edebiyatçıları yıprattığını, çürüttüğünü, yozlaştırdığını görüyorum. Sırça köşkler, büyüklü küçüklü çeteler, şatafatlı masalar… Devekuşları gibi kafamızı toprağa gömüp felaketlerin bize dokunmadan geçmesini ümit ediyoruz.
Şu anda pek konuşulmayan ama ilerleyen günlerde daha çok karşımıza çıkacak edebiyat için varoluşsal bir sorun var: Yapay Zekâ (YZ). Hatta bu edebiyat soruşturmasının yeni konuğu da dünyanın en popüler yapay zekâ uygulaması ChatGPT. Cevaplarını mutlaka okumalısınız.
Bir zamanlar burun kıvrılan YZ, edebiyatı etkileyecek yetkinliğe ulaştı. Örneğin, artık birçok kitap kapağı YZ destekli olarak hazırlanıyor. Çevirilerin bir kısmında da az ya da çok YZ’nin kullanıldığını düşünüyorum. Ama asıl tehlike okuduğumuz bir eserin, bir insanın mı yoksa yapay zekânın mı elinden çıktığını tespit edememek. Şu anda YZ o seviyede değil; ancak bu gelişim hızıyla onu da başaracağını düşünüyorum.
Editörlüğünü yaptığım Roket Bilimkurgu Öykü Dergisine son aylarda YZ ile hazırlanmış öyküler gelmeye başladı. Birkaç ay önce tek tük geliyordu. Ama son bir ayda gittikçe daha fazla bu şekilde hazırlanmış öykülerle karşılaşıyoruz. Can sıkıcı bir hal alacak gibi gözüküyor.
