Edebiyatla ilgilenenler arasında, Walt Whitman’ı hiç bilmeyenler bile mutlaka o meşhur “Sex contains all” dizesini duymuşlardır bir yerlerden. İlhan Berk o dizeyi ilk baskısı 1968 yılında yapılan “Âşıkane”nin başına epigraf olarak koymuştur. Bense bu dizeyi hep Fuzuli’nin “Aşk imiş her ne var âlemde” dizesi ile karşılamak isterim. Zaten iyi şairlerin bütün dünyada hep aynı şeyleri dillendirdiklerine olan inancıma da bir kanıt sayılabilir belki bu örnek.
“Sex contains all” dizesi Walt Whitman’ın “A Woman Waits For Me” başlıklı uzun şiirinin içinde yer alıyor. Tutucu cinsel ahlak açısından çağının (belki çağımızın da) epeyce ilerisinde bazı cesur ve açık sözlü ifadelerle dolu bu şiirin bulabildiğim kadarıyla bir tek, titiz yayıncı ve çevirmen Memet Fuat tarafından “Bir Kadın Bekliyor Beni” adıyla Türkçeye çevirildiğini tespit edebildim. Ama maalesef, bu çevirinin de Memet Fuat’a hiç yakıştıramadığım şekilde özensiz ve sıradan bir çalışma olduğuna, en azından bu çeviriye “şiir” denemeyeceğine kanaat getirdiğim için yeniden çevirmeye cesaret edebildim.
Bu kanaatimin ne derece doğru olduğunu ve naçizane girişimimin ne derece başarılı olduğunu okurların takdirine bırakmak için benim çevirimi şiirin İngilizce orijinali ve Memet Fuat’ın çevirisi ile birlikte sunmamın daha uygun olacağını düşündüm.
Mehmet Aslan

A WOMAN WAITS FOR ME
A WOMAN waits for me–she contains all, nothing is lacking,
Yet all were lacking, if sex were lacking, or if the moisture of the
right man were lacking.
Sex contains all,
Bodies, Souls, meanings, proofs, purities, delicacies, results, promulgations,
Songs, commands, health, pride, the maternal mystery, the seminal milk;
All hopes, benefactions, bestowals,
All the passions, loves, beauties, delights of the earth,
All the governments, judges, gods, follow’d persons of the earth,
These are contain’d in sex, as parts of itself, and justifications of itself.
Without shame the man I like knows and avows the deliciousness of his sex,
Without shame the woman I like knows and avows hers.
Now I will dismiss myself from impassive women,
I will go stay with her who waits for me, and with those women that
are warm-blooded and sufficient for me;
I see that they understand me, and do not deny me;
I see that they are worthy of me–I will be the robust husband of those women.
They are not one jot less than I am,
They are tann’d in the face by shining suns and blowing winds,
Their flesh has the old divine suppleness and strength,
They know how to swim, row, ride, shoot, run, strike,
retreat, advance, resist, defend themselves,
They are ultimate in their own right–they are calm, clear, well-possess’d of themselves.
I draw you close to me, you women!
I cannot let you go, I would do you good,
I am for you, and you are for me, not only for our own sake, but for others’ sakes;
Envelop’d in you sleep greater heroes and bards,
They refuse to awake at the touch of any man but me.
It is I, you women–I make my way,
I am stern, acrid, large, undissuadable–but I love you,
I do not hurt you any more than is necessary for you,
I pour the stuff to start sons and daughters fit for These States – – I
press with slow rude muscle,
I brace myself effectually–I listen to no entreaties,
I dare not withdraw till I deposit what has so long accumulated within me.
Through you I drain the pent-up rivers of myself,
In you I wrap a thousand onward years,
On you I graft the grafts of the best-beloved of me and America,
The drops I distil upon you shall grow fierce and athletic girls, new
artists, musicians, and singers,
The babes I beget upon you are to beget babes in their turn,
I shall demand perfect men and women out of my love-spendings,
I shall expect them to interpenetrate with others, as I and you
interpenetrate now,
I shall count on the fruits of the gushing showers of them, as I
count on the fruits of the gushing showers I give now,
I shall look for loving crops from the birth, life, death,
immortality, I plant so lovingly now.

Bir Kadın Bekliyor Beni
Bir kadın bekliyor beni, her şeyi içeren bir kadın,
Hiçbir eksiği olmayan,
Gene de her şey eksik olacaktı cinsellik olmasaydı,
Ya da güçlü erkeğin ıslaklığı olmasaydı.
Cinsellik her şey içeriyor, vücutlar, ruhlar,
Anlamlar, saptamalar, lekesizlikler, incelikler, sonuçlar,
Duyurulur,
Şarkılar, buyruklar, sağlık, gurur, analık gezi, döl sütü,
Bütün umutlar, iyilikler, armağanlar, bütün tutkular, aşklar,
Güzellikler, yeryüzü tatları,
Bütün hükümetler, yargıçlar, tanrılar,
bütün ardından gidilen insanları dünyanın,
Bütün bunları içeriyor cinsellik,
kendi parçaları olarak, kendi doğrulayıcıları olarak.
Duygusuz kadınlardan uzak tutarım kendimi,
Beni bekleyen kadınla gidip kalacağım, sıcakkanlı kadınlarla
Beni doyuran kadınlarla,
Beni onlar anlar, beni geri çevirmez onlar,
Görüyorum, tam bana göreler, onların güçlü kocası olacağım.
Onlar benden bir milim bile aşağı değiller,
Yüzleri parlayan güneşle, esen rüzgarlarla yanık,
Etlerinde eski kutsal uysallık var, güç var,
Yüzmeyi, kürek çekmeyi, ata binmeyi, görüşmeyi,
ateş etmeyi, koşmayı, vurmayı geri çekilmeyi,
ilerlemeyi, dayanmayı, kendilerini korumayı biliyorlar,
onlar dürüstlükte en yüce olanlar-sesiz, açık,
en iyi davrananlar.
Sizi bağrıma basıyorum, kadınlar,
Sizi bırakamam, size iyilikler getiriyorum,
Ben sizinim, siz benimsiniz, yalnız kendimiz için değil,
Başkaları için de,
Sizin bedeninizde nice eğitler, nice şairler uyuyor,
Benden başka hiç kimsenin dokunuşuyla uyanmaz onlar.
Ben geldim, kadınlar, ilerliyorum,
Sert, kaba, durdurulmaz bir kişiyim, ama sizi seviyorum,
Gereğinden fazla yakmam canınızı,
Bu Devletler’e uygun oğullar, kızlar yaratacak erkekliğimi
Boşaltıyorum size, yavaş dolgun kaslarımla bastırıyorum,
Yeterince geriyorum kendimi, yalvarıp yakarmalara
Aldırmam,
Nicedir içimde birikeni size doldurmadan geri çekilmem.
Durgun ırmaklarımı size akıtıyorum,
Sizin içinde gelecek binlerce yılı kucaklıyorum,
Size kendimin ve Amerika’nın en sevgili aşılarını
Aşılıyorum,
Size bıraktığım damlalardan ateşli, atletik kızlar gelişecek,
Yeni sanatçılar, müzikçiler, şarkıcılar,
Sizden olan çocuklarımın da çocukları olacak sırası gelince,
Bol bol verdiğim aşkımın karşılığında kusursuz erkeklerle
Kadınlar isteyeceğim,
Onların da başkalarıyla birleşmelerini bekleyeceğim,
bizim şimdi birleştiğimiz gibi,
onların boşalacağı sağanağın meyvelerin de, şimdi kendi
boşalttığım sağanağın meyvelerine güvendiğim kadar
güveneceğim,
sevgi dolu ürünlerini alacağım doğumdan, yaşamdan,
ölümden, ölümsüzlükten, şimdi böylesine sevgiyle
diktiklerimin
Çeviren: Memet Fuat

Bir Kadın Bekliyor Beni
Bir KADIN bekliyor beni – – mükemmel bir kadın,
Hiçbir eksiği olmayan.
Zaten eksiktir her şey, eğer sevişme yoksa,
veya ıslaklığı yoksa sağlıklı güçlü erkeğin.
Aşk imiş her ne var âlemde,
Bedenler, canlar, anlamlar, kanıtlar, saflıklar, incelikler, sonuçlar, duyurular,
Şarkılar, buyruklar, sağlık, gurur, anaç gizem, bengi suyu, bel sütü;
Bütün ümitler, hayır hasenat, bağışlar,
Tutkular, aşklar, güzellikler, dünya nimetleri,
Bütün hükümetler, yargıçlar, tanrılar, yeryüzünün önderleri,
Aşk olmasa bunların hiç birisi olmazdı.
Adam dediğin tadını çıkarır sevişmenin ve açıkça söyler bunu ezilip büzülmeden,
Ve ezilip büzülmeden söyler aynısını kadın dediğin.
Benden ırak olsunlar o duygusuz çıtkırıldım kadınlar,
Beni hasretle bekleyen kadınlara koşacağım, şehvetli kadınlara,
Beni doyuran kadınlara.
Anlar beni o kadınlar, beni reddetmezler;
Bana lâyık kadınlar – – kanlı canlı kocaları olacağım onların.
Sanmayın zerre kadar aşağıdırlar benden
Güneşin parıltısı o yanık tenlerinde ve rüzgârın soluğu,
Etlerinde o eski, o ilâhi uysallık ve kudurmaya hazır kudret,
Yüzmeyi bilirler, kürek çekmeyi, ata binmeyi, ateş etmeyi, koşmayı ve atlamayı,
Hücumu da bilirler geri çekilmeyi de, bilirler direnişi ve kendini savunmayı.
Haklarını savunurlar sonuna kadar – – gösterişsiz, içten pazarlıksız, kendinden emin.
Çekiyorum sizi kendime, ey cânım kadınlar!
Ama bırakamam sizi kolayca,
Ben sizin için varım, siz de benim için, ama sade kendimiz için değil, başkaları için de;
Ne ozanlar uyur içinizde, ne kahramanlar, bilirim,
Ancak benim öpüşlerim uyandırabilir onları.
İşte böyle, ey kadınlar – – başıma buyruk gezerim,
Sertim, kaba sabayım, büyük ve aldırmaz – – ama canım gider yine de size,
Ve lüzumundan fazla yakmadan canınızı,
Birleşik Devletler’e lâyık kızlar oğlanlar doğurun diye
Yıkacağım yükümü yavaş dolgun kaslarımla.
İyice hazırlıyorum kendimi, aman dinlemem
İçimde nicedir birikenleri size aktarmadan çekilmem.
Durgun ırmaklarımı akıtıyorum size,
İçinizde sizin gelecek binyılları kucaklıyorum,
Kendimin ve Amerika’nın en sevgili aşılarını aşılıyorum size,
Damıttığım damlalardan gürbüz ve ateşli kızlar yeşerecek sizde,
Nice sanatçılar, müzisyenler ve şarkıcılar.
Sırası gelince yeni soylar türeyecek sizden olan çocuklarımdan,
Harcadığım aşka değer kusursuz erkekler ve kadınlar bekliyorum,
Umarım ki onlar da kenetlenir başkalarıyla, sizinle tek vücut olduğumuz gibi şimdi,
Coşkun sağanaklarının meyvalarını sayacağım onların tek tek,
size yağdırdığım coşkun sellerin meyvalarını saydığım gibi,
Sevgi dolu ürünler alacağım doğumdan, hayattan, ölümden ve
ölümsüzlükten, şimdi böylesine sevgiyle ektiklerimden.
Çeviren: Mehmet Aslan

kesinlikle Mehmet Aslan çevirisi. Daha ilk dizelerden bir şiirin karşısında olduğumuzu anlıyoruz ve okuru kendine çekiyor. Diğer çeviri kuru, takır tukur. Şiir değil, düzyazıya daha yakın, ses yok bir defa, ritm yok. Bir şiirin karşısında hissettirmiyor ilk çeviri.
Teşekkür ederim Melih Bey, çevirimi beğenmenize sevindim. İltifatınız için de teşekkürler, “şiir”e biraz olsun yakınlaşabildimse ne mutlu bana. Ama benim şiir çevirilerim aslında pek önemsenecek bir şey değil. Ben sadece haddimi biliyorum, o kadar. Baksanıza, Can Yücel’in “Oy reis! Koca reis!”inden sonra “O captain! My captain!”ı çevirmeye kalkışıyor muyum hiç? Ama bir tek Yeni Dergi’yi çıkarması bile edebiyatımıza yeterli katkı sayılabilecek olan Memet Fuat, maalesef bu inanılmaz hatayı da yapmış: “Ey kaptan! Canım kaptanım!” diye çevirmiş bu şiiri. Pes!
Bir de şu var: Walt Whitman’ın bütün şiirleri yüksek sesle okunacak şiirlerdir, her biri bir bildiri’dir sanki. Bunu da mı bilmez Memet Fuat, anlayamıyorum.
https://www.k24kitap.org/edebiyatin-merkeziymis-tasrasiymis-kalemin-kagida-degdigi-yermis-3967
Konu; Cem Tuncer’in 2 Subat 2023’te yazdigi, yukarida linkini verdigim yazisi
Mehmet Bey,
Ben, Cem Tuncer’in bu yazisini okudugumdan beri, muhatabindan bir cevap veya baska bir yazar/yayincidan bu konuda bir yorum varmidir diye zaman zaman internete bakiyorum ve fakat bugune kadar maalesef rastlamadim.
Bu iste bir tuhaflik yok mu? Bu gormezden gelinecek bir durum mu?
Sizin bu konularda hassasiyetiniz oldugunu dusundugum ve Mesut Varlik’tan cekindiginiz icin degil, sadece nasil olduysa bu yaziyi gormediginizden bugune kadar konu etmediginizi dusundugum icin bir de size sorayim dedim.