5. Bergama Tiyatro Festivali, 9-11 Ağustos 2024 tarihleri arasında izleyicilerle buluşacak.

Sürdürülebilir, paylaşan ve dönüşen bir festival olma hayaliyle 9-11 Ağustos 2024 tarihlerinde beşinci kez seyircilerini ağırlamaya hazırlanan Bergama Tiyatro Festivali’nin programı belli oldu.

Tiyatro sahnesinin yerli ve uluslararası örneklerinin yanı sıra farklı yaşlardaki katılımcılara yönelik özel içerikler, atölye çalışmaları, paneller, söyleşiler ve yürüyüşlerden oluşan çok yönlü programıyla 5. Bergama Tiyatro Festivali; Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Büyükşehir ve Bergama Belediyesi, BERKSAV (Bergama Kültür ve Sanat Vakfı), Bergama Ticaret Odası ve Ne Yerde Ne Gökte Derneği’nin destekleriyle düzenleniyor.

Asklepion Antik Tiyatro, BerKM, Odeon Pergamon, Arasta, Çınarlı Kahve başta olmak üzere farklı mekânlarda hayat bulacak olan festival, üç güne yayılan programı boyunca ücretli ve ücretsiz etkinlikleriyle her yaştan sanat severe kapılarını açacak.

Moderatörlüğünü Serhan Ada’nın yapacağı “Dünden Bugüne, Zanaatten Tasarıma” başlıklı panelde, bölgenin kültürel değerlerini koruma, sahiplenme, geliştirme ve paylaşma konuları ele alınacak. Kültür varlıklarının korunması, coğrafi işaretleme, yerele özgü ürünlerin tescil edilmesi ve bu sürecin yerel ekonomiye katkıları gibi önemli konuların tartışılacağı etkinlikte, Bergama Ticaret Odası’nı temsilen uzmanlar, Bergama’nın zengin mirasını nasıl koruyup geleceğe taşıdıklarını ve neler yapılabileceğini konuşacaklar.

Ahmet Sami Özbudak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Cyrano De Bergerac bu yorumuyla geçmişten bugüne bir köprü kuruyor. İzleyici, eserin şiirsel ve masalsı atmosferini arkasına alarak günümüzün güzellik meselelerine, derinliğini kaybetmiş duygulara, aşka, yalnızlığa ve ölüme yeniden bakacak.

Cyrano’nun söylediği sözlerle hislenecek kaç kişiyiz, bu Dünya artık duygulu çocukları bünyesinde kabul etmiyor mu, sözün büyüsü kalmadı mı? Sözler kaybolduysa duyduklarımız kuru gürültü mü? Gerçek kahramanlar bilek gücüyle mi, yoksa söz gücüyle meydan okur hayata? Aşk için sadece kalp güzelliği yeter mi? İnsan akla mı aşık olur, bedene mi? Bunun gibi bir sürü soruyu kucağımıza atıp, alaycı bir nanikle sahneden inecek Cyrano.O bir kahraman mıdır, yoksa şair mi? Bunu bile kestiremeyiz.

Gezimizde Bergama’da bulunan farklı dönemlerden 4 tiyatro üzerinden kent hakkında genel bir bilgi verilecektir. MÖ 2000’den günümüze kadar kesintisiz bir şekilde yaşayan Bergama’nın tarih içindeki gelişimi ve değişimi anlatılacaktır. Bu çerçevede kentteki tiyatroların sosyal hayattaki yeri ve tiyatro olgusunun zaman içinde toplumla birlikte nasıl değiştiği hakkında bilgi verilecektir. Gezimiz esnasında Roma Dönemi aşağı kentinin önemli bir kısmını oluşturan bugünkü Atmaca Mahallesi’nden, Akropol’deki kentin en eski tiyatrosunu göreceğiz, Roma Dönemi tiyatrosu olan “Virankapı” ve Amfitiyatro’yu gezeceğiz. 

Distopya edebiyatının kült eseri, Ray Bradbury imzalı Fahrenheit 451 bu zamana, bizim dünyamıza dair sözünü bu kez sahneden söyleyecek. İnsan psikolojisinden başlayarak toplum düzenine yayılan denetlenemez bir kâbus ortamında, insanlık için kurtuluş mümkün olsa bile onu gerçekleştirmek ne kadar mümkün? Fahrenheit 451 Bradbury’nin distopyası değil, açık seçik bizim dünyamız, kendi tarihimiz. Zaman ise belirsiz değil, daima bu zaman… Şimdi sorma zamanı: Kitap kâğıtlarını tutuşturmayı sağlayan bir sıcaklık derecesi, düşünceyi ortadan kaldırmaya yeter mi?

Bergama’nın 1925 yılında faaliyete başlayan ilk sinemasından günümüze kadar açılmış, kapanmış, halen çalışan veya fiziki hiçbir iz bırakmadan yok olup kent belleğinde yaşamaya devam eden sinema salonlarının, bu salonlarda hayat bulmuş insan hikâyelerinin, seyir pratiklerinin, ezcümle Bergama’nın sinema ekseninde sokak sokak, kapı kapı dolaşıp yakın tarihinin izini süreceğimiz bir yürüyüş deneyimi…  

Bergama’nın tarihi ve büyülü atmosferinde gerçekleştirilecek olan bu atölye, çocukların hayal güçlerini ve kağıtların arasında saklı kalmış öyküleri keşfetmelerine olanak tanır. Atölye boyunca çocuklar 3 boyutlu pop-up, temel origami ve krigami tekniklerini deneyimleyerek kendi kartlarını tasarlayacaklar. Eğlenceli ve ilham dolu bu etkinlik, çocukların yaratıcı potansiyellerini ortaya çıkarmayı, kendi hikâyelerini ifade etmelerini ve dünyaya farklı bir pencereden bakmalarını sağlamayı hedefliyor. Çocuklar tasarladıkları kartları ve atölye sonundaki minik sürprizlerini renklendirerek festivalden bol hatırayla dönecekler.

Bergama’nın çok katmanlı kültürel mirasının bir öğesi olan yemeklerinin tadılacağı, Altın Kepçe lokantasının katkılarıyla gerçekleşecek Bergama yemekleri tadım etkinliği 11 Ağustos saat 13.30’da.

Oyun, Henrik Ibsen’in ünlü oyunu Nora, Bir Bebek Evi‘nin devamı olarak Amerikalı oyun yazarı Lucas Hnath tarafından 2017 yılında yazılmıştır. Ibsen’in metninin finalinde Nora, kocasını ve üç çocuğunu geride bırakarak evini terk eder. Lucas Hnath oyunu yazmaya başlarken aklında iki fikir olduğunu söylüyor: Birincisi bir kapı çalacak (Bu kapı, Nora’nın 15 yıl önce çıkıp gittiği evin kapısıdır), ikincisi Torvald (Bu erkek, Nora’nın 15 yıl önce terk ettiği kocasıdır) ve Nora, Ibsen’in metninde yapmadıkları şeyi, gerçek bir tartışmayı (yazarın deyişiyle “boka batmak”) yapacaklar. Dolayısıyla bir kapı çalınır, Anne Marie (Bu kadın, Nora’yı da, Nora gidince Nora’nın üç çocuğunu da büyüten kadındır) kapıyı açar, gelen Nora’dır; tam 15 yıldır kendisinden hiç bir haber alınamayan, öldü zannedilen Nora. Ve oyun başlar.

Programın tamamı için tıklayın.