Türk edebiyatının geleneğinde yıllıklar önemli bir yer tutar. Yıllıklarda bir yılın edebi dökümü yapılır, o yıl yayımlanan eserlerden seçmeler yayımlanır, yıl içinde yaşanan edebiyat tartışmaları özetlenirdi. Yıllıklarda bir de soruşturma bölümleri olurdu. Parşömen Edebiyat olarak, yıllıkların soruşturma kısmını yaşatmak niyetiyle başladığımız ve bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız yıl sonu edebiyat soruşturmalarının, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için verimli bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Soruşturmanın son sorusunu bilhassa çok önemsiyoruz. Sorunları dile getirmenin eleştiri kültürümüzün gelişmesine, birlikte düşünmeye ve giderek çözümler üretmeye varacağını umuyoruz.
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, yayın emekçilerine, kitapçılara edebiyatımızın halini sorduk. 2023’ün edebiyat açısından daha verimli bir yıl olması temennisiyle…

Yıl içinde yayımlanan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğünüz kitapları, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Yalnızca kadınlar için değil, patriyarkal düşünce biçiminden etkilenen herkes için kapsayıcı bir rehber kitap olduğu için Laura s. Brown’ın “Feminist Terapi” adlı kitabı ve Emek Ergün’ün kıymetli Önsöz’üyle, feminist çeviri tarihinin, gelişiminin ve kuramcılarının incelendiği yazar Göksenin Abdal’ın “Feminist Çeviri Paradigması” adlı kitabının gözlerden kaçtığını, yeterince okunup tartışılmadığını düşünüyorum.
Otonom Yayıncılık’ın Türkçedeki feminist literatüre enfes bir çeviri ekibiyle kazandırdığı, “Bahisdışı Kız Kardeş” adlı kitap Audre Lorde’un biyografik yanlar barındıran şiddet, bedenleşme, öfke, homofobi, şiir üretimi gibi konularda yazılarının derlendiği bir seçki, umarım keşfedilir, okunur ve tartışılır.
Didar Zeynep Batumlu’nun enfes çevirisiyle Türkçeye kazandırılan, Graham Swift’in “Annelerin Kutsal Pazarı” adlı romanı, kadın erkek ilişkilerinden, sınıfsal çatışmalara, İngiliz kast sisteminin parmaklıklarını zorlayan, Michiko Kakutani’nin yorumuyla bir nevi feminist Külkedisi öyküsüdür.
Size göre 2022 yılının önemli edebiyat ya da yayıncılık olayları nelerdi?
Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi çevrim içi veya yüz yüze etkinliklerine 2022 yılı boyunca devam etti, dünyadan ve Türkiye’den yazarları, çevirmenleri ve araştırmacıları programlarına konuk etti. Nitelikli tartışmaların edebiyattaki veçhelerini topluma ulaştırmak konusunda son derece başarılı bir ekiple çalışan kurumun, edebiyata katkılarını önemsediğimi belirtmek isterim.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar ve eksiklikler görüyorsunuz?
Popüler kültür, edebiyatla ilişkisi açısından Büyük İnternet Çağı’nda çok ciddi bir sınavdan geçiyor. Sosyal medyada görünür olamayan yayınevleri, gittikçe artan ekonomik krizden kaçış için çareler arayan yayınevi emekçileri ve kitaba ulaşmanın giderek zorlaştığını yakından deneyimleyen okurlar, edebiyat ve kültür ortamının ne kadar kuvvetle daraldığını, nitelik kaybının hızını görebiliyorlar. “Edebiyat ortamı”nın Türkiye’deki iktidar politikalarından, kültürel geriye düşüş ve negatif ataklardan etkilenmemesi imkânsız. Genelde kültür, sanat emekçilerinin özel olarak da yazar, şair ve edebiyat eleştirmenlerinin örgütsüzlüğü, çoklu okuma ve tartışma olanaklarının giderek azalması edebiyatın ve edebiyat dışındaki disiplinlerin de ortak sorunu.
Cemaatçilik, grupçuluk, popülerlik gibi parametreler üzerinden özel bir tartışma yapmayacağım. Çağ kirlendikçe bu parametreler de kirlenir. Var olan sorunlar katmerlenerek artar.
