Kedi, seninle konuşuyorum çünkü sözümü kesmiyorsun
suskunluğun bana anlaşıldığımı hissettiriyor

Dinle, keşke ben de bir kedi olsaydım diyorum
erişte gibi yumuşacık kıvrılan, nerede uyuyacağını bilen
sıcak köşelerin ve kaybolma numaralarının piri

Söylemiştim sana bir keresinde, yıldızların durağan bile olmadığını
yanıyorlar, sönüyorlar, ışık taklidi yapıyorlar
söylemiştim, denizin de elinde değil yerinde durmak
gidip geliyor, yaklaşıp uzaklaşıyor ve asla kalmıyor bir yerde

Sana yemin ederim ki kalbim bir yeraltı istasyonunda güvercin sanki
kimileyin cesur – çoğunlukla kayıp, tedirgin

Zaman yumuşak pabuçlu bir hırsızdır, Leo
dalgınlığımdan yararlanıp çocukluğumu çaldı o benim

Denizanalarının sonsuza dek yaşadığını biliyor muydun sen
ve ağaçların yeraltında konuştuğunu
oysa biz sadece yerdeyiz seninle
burada, bir battaniye üstünde, kırık bir pencere kenarında
senin bir sırra vakıfmış gibi seğiren kuyruğunla

Senin mırlayarak verdiğin yanıtlar
bir motor sesi, bazen bir ninni
bir ümit vâdediyor bana, bu gece yalnız kalmayacağıma dair

Öyleyse, işte benim sırrım Leo;
öyle gürültülü bir suskunluğum var ki benim
kendi düşüncelerimi bile boğuyor bazen…

Shadmana

Türkçesi: Elif Firuzi

Dar-de-Del: İçini dökmek, gönül yarası veya gönül yası. İngilizce yazılan şiirdeki Darice (Afganistan Farsçası) başlığı korumayı tercih ettim. Türkçeye “Leo ile Dertleşme” olarak çevrilebilir.

Shadmana (Şadmana), Afganistan’da yaşayan okul çağında bir kız çocuğu.