Kedi, seninle konuşuyorum çünkü sözümü kesmiyorsun
suskunluğun bana anlaşıldığımı hissettiriyor
Dinle, keşke ben de bir kedi olsaydım diyorum
erişte gibi yumuşacık kıvrılan, nerede uyuyacağını bilen
sıcak köşelerin ve kaybolma numaralarının piri
Söylemiştim sana bir keresinde, yıldızların durağan bile olmadığını
yanıyorlar, sönüyorlar, ışık taklidi yapıyorlar
söylemiştim, denizin de elinde değil yerinde durmak
gidip geliyor, yaklaşıp uzaklaşıyor ve asla kalmıyor bir yerde
Sana yemin ederim ki kalbim bir yeraltı istasyonunda güvercin sanki
kimileyin cesur – çoğunlukla kayıp, tedirgin
Zaman yumuşak pabuçlu bir hırsızdır, Leo
dalgınlığımdan yararlanıp çocukluğumu çaldı o benim
Denizanalarının sonsuza dek yaşadığını biliyor muydun sen
ve ağaçların yeraltında konuştuğunu
oysa biz sadece yerdeyiz seninle
burada, bir battaniye üstünde, kırık bir pencere kenarında
senin bir sırra vakıfmış gibi seğiren kuyruğunla
Senin mırlayarak verdiğin yanıtlar
bir motor sesi, bazen bir ninni
bir ümit vâdediyor bana, bu gece yalnız kalmayacağıma dair
Öyleyse, işte benim sırrım Leo;
öyle gürültülü bir suskunluğum var ki benim
kendi düşüncelerimi bile boğuyor bazen…
Shadmana
Türkçesi: Elif Firuzi
Dar-de-Del: İçini dökmek, gönül yarası veya gönül yası. İngilizce yazılan şiirdeki Darice (Afganistan Farsçası) başlığı korumayı tercih ettim. Türkçeye “Leo ile Dertleşme” olarak çevrilebilir.
Shadmana (Şadmana), Afganistan’da yaşayan okul çağında bir kız çocuğu.

çok çok güzel bir şiir. benim diyen şair böylesini yazamaz. çevirmene hem emeği hem de bu güzel eseri bize tanıttığı için teşekkür ederim.
Sözcükler yetmez, sözcükler bazen kendi üstlerine de kapanabilir. Türdeşimiz olmayan bir canlıyla dostluk ancak bu amansız boşluğu dayanılır kılabilir. Şiiri yazana ne mutlu ki bu dostluğu anlatabilecek sözcükleri bulmuş. Bizler de değerli çevirmen sayesinde anlatamadığımız bu dostluğu sözcüklerle taşıyabiliriz bundan böyle. Aziz beyin yorumu eşsiz. Gönül sevinci ve gönül yarası armağan eden tüm canlara selam olsun.
Harika…