
“Birileri kalmış olsaydı, kaçmasaydım ya da iteklemeseydim, bir şeyler içmek için buluştuğumuz, iki lafın belini kırmaktan zevk aldığım, beraber maç, tiyatro ya da sinemaya gidip öncesinde ya da sonrasında muhabbet ettiğimiz, sahil boyunca yürüyüşe çıkıp havadan sudan konuştuğum arkadaşlarım olsaydı mesela ya da arayıp halini hatırını sormaya, sorduklarında neler yaptığımı özetlemeye kendimi mecbur hissettiğim eşim dostum, ahbabım, onlara, ya da biriniz kalsaydı hiç değilse, sen ya da o, ikinizden birine, nerede, ne yaptığımı haber vermek isteseydim nereden başlardım, hangisini vurgulardım? Başlangıcı mı, bitişi mi?”
