
“Taneleri fındık iriliğindeki kehribar tespihini şıkırdatarak Kuruköprü’de, Berber Kürt Reşit’in dükkânından içeri giren Cemşir, kapıda bir an durdu.”

“Taneleri fındık iriliğindeki kehribar tespihini şıkırdatarak Kuruköprü’de, Berber Kürt Reşit’in dükkânından içeri giren Cemşir, kapıda bir an durdu.”
Ortaokul yıllarımda bu kitabı okurken, kitabın tam da borasında, hayatjmda ilk kez yarı Türkçe yarı Kürtçe bir hitabı okumuştum:
“Keyfete hoşe?”