Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.
Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Öncelikle, müsaade ederseniz şayet, diğer soruşturmalardan biraz farklı olarak ben, kendi alanım olan Arapça Mütercim-Tercümanlık özelinden bu sorulara cevap vermek istiyorum. 2024 yılında Türk edebiyatından pek bir şey okumadım demenin de bir başka yolu bu, hoş görün lütfen…
Bu yıl içerisinde Arapçadan Türkçeye çevrilen iki kitaptan bahsetmek isterim özellikle. Birincisi, Mart ayında Everest Yayınları tarafından yayımlanan el-Mütenebbi’nin İnsanın Şarkısı başlıklı kitabı. X. yüzyılın büyük Arap şairi, Mehmet Hakkı Suçin’in titiz ve ustalık dolu çevirisiyle artık Türkçe okuruna da kendisini, kavgalarını, hırslarını ve hayal kırıklıklarını duyurabilecek. Suçin’in kitabın girişinde kaleme aldığı, Mütenebbi’nin hayatına ve poetikasına değindiği 18 sayfalık kısa mı kısa ama derin mi derin yazısını da es geçmemem gerekir. Öyle ki yazı, Mütenebbi’nin şiirinin, bir yöreye veya bir topluluğa özgü olmadığını, aksine, büyük dünya edebiyatı halkasına atılmış bir çentik olduğunu anlamanın da ta kendisidir. Her ne kadar kitabın arka kapağında Arapların Dante’si ya da Shakespeare’i olarak tarif edilse de kanımca o, “Arap Şiirinin Süvarisi” ama İnsanın Şarkısı’dır.
Bahsetmek istediğim ikinci kitap, Filistinli yazar İbrahim Nasrallah’ın da Türkçede yayımlanmış ikinci kitabı olan, Beyaz Atlar Zamanı. 2007 yılında Arapça yayımlanan roman, 2024 Ekim ayı içerisinde Bilgi Yayınevi tarafından Mustafa İsmail Dönmez çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı. 2023 yılında kaybettiğimiz, alanın önemi isimlerinden biri olan yazar, akademisyen ve eleştirmen Salma Khadra Jayyusi tarafından “Filistin’in İlyada’sı” olarak anılan bu roman, destansı anlatımıyla ön plana çıkıyor. Nasrallah’ın 1980’lerden beri kafasında kurguladığı, 1992-2019 yılları arasında yayımlanan 8 kitaptan oluşan ve belki de Filistin Kabare olarak çevirebileceğimiz roman silsilesinin en kıymetli parçası olduğunu da belirtmiş olayım.
Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?
2024 için Türkçe-Arapça dil çiftinden bahsettikten sonra burada yine Mehmet Hakkı Suçin’i anmazsam her şey eksik kalır. 42 yıldır düzenlenen, ileriki yıllarda “dünyanın en büyük kitap fuarı” olarak anılmak için Frankfurt’la yarışabilir hale gelmiş Sharjah Kitap Fuarını ve fuar sırasında verilen Turjuman Çeviri Ödülü’nü anacağım elbet. Alanının en şatafatlı ödüllerinden biri olan Turjuman Çeviri Ödülü’nün 2024 yılı sahibi, Alfa Yayın Grubu çatısı altındaki Kapı Yayınları oldu. Tabii Kapı Yayınları da bu ödüle Mehmet Hakkı Suçin’in Güvercin Gerdanlığı çevirisiyle ulaştı. Ödülün bir başka kitap çevirisiyle değil de İbn Hazm’ın “aşkın ve âşıkların hallerini” ifşa eden kitabının çevirisiyle kazanılması, Mehmet Hakkı Suçin ile çeviri arasındaki ilişkinin ifşası değil de nedir?
Anmak istediğim bir diğer edebiyat olayı da Arabic Booker olarak bilinen Uluslararası Arapça Kurgu Roman Ödülü’nün 2024 kazananı Basim Hendekçi. Ödülü kazandığı romanı Gökyüzü Renginde Bir Maske için jüri başkanı Nebil Süleyman’ın açıklamaları şöyle: “Benliğin, ötekinin ve dünyanın bilincini keşfetmek için yeni anlatı biçimlerini denemeye girişen bir roman. Parçalanan ailelerin, yerinden edilmelerin, soykırım ve ırkçılığın karmaşık ve acı gerçekliğini inceliyor. Tarihin, mitlerin ve günümüzün şeritleri, insanlıktan çıkarılma karşısında şefkatle titreşen ve hem bireysel hem de toplumsal düzeyde baskıdan kurtulma arzusuyla harekete geçen bir anlatıda incelikle örülmüş. Gökyüzü Renginde Bir Maske, sevginin ve dostluğun insan için bir kimlik olduğunu ilan ediyor.” Ne acıdır ki romanın yazarı Basim Hendekçi, Kasım 2004’ten bu yana İsrail hapishanelerinde tutsak ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış durumda. Öyleyse biz de buradan bir kez daha bağırmış olalım: Basim ve tüm Filistinli devrimciler için özgürlük!
Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?
Lisans eğitimimden bu yana takip ettiğim, ilk yazın çevirimin de yayımlandığı dergi olan Sözcükler benim ilk göz ağrımdır. İkinci sıraya hemen Notos’u koyuyorum.
“Parşömen örgütlenmektir bir düşünün abiler” demeden de geçmeyeceğim.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Edebiyat ortamımıza akademiden (akademiden söz edebiliyorsak şayet) bakan biri olarak burada bana söz düşmez diyerek soruşturmaya katılanların vermiş oldukları cevaplara alkış tutuyorum sadece. Yazardan başlayıp okura giden süreçte, bu başlangıç ve bitiş çizgileri de dâhil olmak üzere, edebiyat emekçilerinin sömürülmeksizin, daha özgür bir dünyada, özgürce haykırabilecekleri yeni bir yıl diliyorum herkese.
