Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.

Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

Ercan y Yılmaz (Fotoğraf: Atilla Alp Bölükbaşı)

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Okumayı öğrendiğim yaşlardan beri en az kitap okuduğum yıl oldu 2024. Okumayı çok arzuladığım kitapları ilk gün sipariş etsem bile bana ulaşana kadar birkaç baskı yapıyorlar. Okuduklarım arasında beğenme nedenlerimi paylaşmadan aklıma ilk gelenleri sıralıyorum:

Burhan Sönmez – Evîndarên Franz K. / Franz K. Âşıkları

Murathan Mungan – Şiirin Eşya Deposu

Haydar Ergülen– Arkadaşlık Şiirdir

Yılmaz Şener – Deng

Serkan Türk– Trak

Asuman Susam Anlatı Üzerine 1 Hayatı Yeniden Kurmak

Ömer Erdem Günler Çözüldükçe Sezai Karakoç’a Doğru

Yücel Kayıran editörlüğüyle Doğu Batı Dergisi’nin Modern Türk Şiiri sayıları

Bunun yanında kitaba ulaşmakta zorluk çekilebilecek bir mesafede olmamdan kaynaklı “okuma arzusunda olduğum, bana ulaşmasını beklediğim birkaç kitabı” da eklemek istiyorum.

Rober Koptaş – Unufak

Thomas Wolfe – Yalnızlığın Anatomisi

Mehmet Veysi Boran – İki Meltem Arasında

Onur Çalı – Kırkikindi

İvan Alekseyeviç Bunin – Karanlık Sokaklar

Osman Akınhay – Heveskâr Çevirmen

İlhami Algör – Jül Vern Seyahat Acentesi

B. Traven – Köprü, Ölüm Gemisi

Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Füruzan ve Ferit Edgü’nün vefatları… Özellikle Füruzan’ın vefatı beni çok etkiledi, büyük bir yazarı kaybetmenin yanında bir dostu yitirdim. Cenazesinde olamamak da beni ayrıca üzdü. Dünya döndükçe eserleri okunacak ilkeli bir yazar.

Necati Tosuner’in daim sevdası Leman Hanım’ı yitirdikten sonra gazeteye verdiği ilan: “Leman Hanım Öldü. Çocukları, çiçekleri, renkleri, şarkıları ve Türkçeyi çok severdi.” 2024’ün edebiyatımız için en önemli olaylarından biri de bu incelikli yazarın, Necati Tosuner’in, çok şükür, aramızda olması.

Türkiye’nin kültür ve edebiyat ortamına büyük katkıları olan Osman Kavala’nın yıllardır iktidar tarafından keyfi şekilde hapiste tutulması.

Aras Yayıncılık’ın kurucularından Yetvart Tomasyan’ın ve Adam Yayınları’nın kurucusu Nazar Büyüm’ün vefatları. Nazar Büyüm’ün vefatının ardından Osman Kavala’nın yazdığı yazı beni çok etkiledi, “Cezaevinden çıkınca Nazar Büyüm’le birlikte şiir kitapları dizisi yayınlamak gibi bir hayalim vardı.” Yayınevlerinin şiirden hızla uzaklaştığı bir dönemde bu hayali kuran güzel insanlardan birini kaybettik diğeri hâlâ rehin. Umarım bu hayali Nazar Bey’in aziz hatırasıyla Osman Bey gerçekleştirir. Ve bu projenin gönüllü emekçisi olmayı çok isterim.

Kısa kısa devam edeyim:

Burhan Sönmez’in Kürtçede yazdığı ilk roman: Evîndarên Franz K.

Selahattin Demirtaş ve Yiğit Bener’in eşyazarlıkla bir roman yazması: Arafta Düet

Adaletsiz bir ülkede İlhan Sami Çomak’ın zamanı yenerek özgürlüğüne kavuşması.

2025’te telifi son bulacak olan Sait Faik Abasıyanık’ın düzgün yayımlandığı son sene olması.

Sia Kitap’ın Monokl Yayınları’nı bünyesine katması.

Figen Şakacı’nın dolandırılması ardından susmayıp bankaların güvenlik açıklarının üzerine gitmesi ve bu konuyu gündeme taşıması.

Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?

Yurtdışındayken basılı dergi takip etmek epey zor oluyor. Varlık, Notos, Birikim ve Natama’nın sayfalarını çevirmeyi çok özledim. Böyle olunca dijital dergileri ve edebiyat sitelerini daha sık takip ediyorum. Parşömen, Grapon, Edebiyat Burada, Litera Edebiyat, Novelius Edebiyat. Elbette Veveya Kitap ve Öykü Gazetesi de var.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Bakmamayı tercih etsem de bu pek başarabildiğim bir şey değil. Çünkü kitapla ilk tanışıklığımız kapakla başlıyor. Ve bu çeviri bir kitapsa mutlaka bunu çeviren biri olmalı, kapakta görmeyince de garipsiyorum. Çevirmenlerin adının kitap kapağına yazılmaması büyük sorun.

Finlandiya çevirmen derneğinin bir afişinde şöyle yazıyordu: “Kirjat eivät käänny, ne käännetään. #muistakääntäjä” yani “Kitaplar kendiliğinden çevrilmez, onlar çevrilir. #çevirmenihatırla”

Ben de böyle bitireyim #ÇEVİRMENİHATIRLA