Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk. Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Ne yazık ki hep geriden geliyorum ve birçoğunu listeme eklesem de yeni yayımlanan kitaplardan yayımlandıkları yıl içerisinde okuma fırsatı bulduklarım iki elin parmaklarını geçmiyor. Sadece grafik romanlar hususunda biraz daha istikrarlı ilerleyebiliyorum.

Soruya dönecek olursam; anmak istediğim ilk kitap Paul Auster imzalı Baumgartner. Auster, bir okur olarak benim en özel yazarlarımdan. Üniversite dönemimde metinleriyle aramda özel bir bağ kurulmuş, bir yılımı onun kitaplarına ayırmıştım. Bu nedenle, Auster’ın beni çok üzen vefat haberinden sonra okuyabildiğim Baumgartner romanı ile ilgili fazla nesnel olamayabilirim. Yine de bu ufak hacimli kitabın; Baumgartner’ın beni sadeliğiyle çarpan, yas romanı olarak derinden etkileyen birçok yönü olduğunu söyleyebilirim.

İkinci olarak Stephen King imzalı Holly’den söz açmazsam olmaz. King’in üretkenliğine daima gıpta ediyorum. Eski ihtişamından uzak olup olmadığı tartışmaya açık olsa da King hâlâ dinamik bir yazar. Holly benim açımdan bunun en güzel kanıtlarından biri. Yazar, dehşeti dolaylı olarak aktarmada ustalığını korurken günceli yakalamayı sürdürüyor. Pandemi döneminin kitabın arka fonunda gayet iyi kullanılması, o dönemden detaylar oldukça hoştu.

Grafik romanlardan ise Hakikat Bürosu Cilt 2 / Tepedeki Şehir’i söyleyebilirim. İlk cildine de bayılmıştım, ikinci cildi de ilkinden aşağı kalır değildi. Bana göre deli işi bir eser. Komplo teorilerinden korkuyla yönetme kültürüne, kitlelerin manipüle edilmesinden popüler kültüre birçok konuya değiniyor. Tedirgin edici çizimleri ise unutulacak gibi değil.

Son olarak bu yıl yayımlanmadılar ancak Joyce Carol Oates’ın Amerikan Damak Zevki, Kara Su, Ayla Kutlu’nun Bir Göçmen Kuştu O, Hoşça Kal Umut, Leyla Erbil’in Kalan, Latife Tekin’in Buzdan Kılıçlar kitaplarını çok sevdiğimi söyleyebilirim.

Bir de önümüzdeki sene okumak istediklerimi iliştireyim: Semih Öztürk’ten Kırık Rahvan, Fatma Nur Kaptanoğlu’ndan Babam, Ev ve Yumurta Kabukları, Eylem Ata’dan Yanımda Kal, Ayşe Başak Kaban’dan Çevrimiçi, Anja Kampann’dan Sular Yükselirken.

Yeri gelmişken, güzel kitapları sürekli önüme düşüren twitter dostlarına yeniden minnetlerimi sunarım.

Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Hem kişisel olarak hem de genel olarak Paul Auster’ın kaybının 2024’in önemli edebiyat olaylarından biri olduğu kanısındayım. Auster’ın arkasında bıraktığı külliyattan çokça mutluyum, onun artık yazamayacak olmasıysa bir hayli can sıkıcı.

Ayrıca, böylesi felaket bir ekonomik ortamda bile Türkiye’de hâlâ nitelikli kitaplar basan butik yayınevlerinin, sıkı okurların, yazmayı sürdüren değerli yazarların, sektörde bir türlü haklarını tam olarak alamayan emekçilerin bir şekilde hâlâ yayıncılığı sürdürebildiği unutulmamalı. Tabii böylesi koşullardan bir yıkım, yenilenme olmadan sürmeli mi bu da ayrı bir soru.

Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?

Düzen oturtmak konusunda iyi değilim. Sıklıkla uğradığım matbu dergiler Ecinniler, Notos. Dijitalde ise Parşömen’i, Veveya’yı takip etmeye çalışıyorum.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Aklıma sayısız sorun geliyor ancak en büyük sorunlardan biri sektörde sözü geçer görünen veya yer bulan hemen herkesin aynı konu başlıklarını sorun olarak aktarıp birlikte bir çözüm üretmemeleri / üretme çabaları olmamalarıdır belki de…

Davetiniz, nezaketiniz için sonsuz teşekkürler.