Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk. Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

Murat Darılmaz

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

2024 yılında okuduklarımı ve değerli bulduklarımı listeleyeyim: Battığımız Bataklar, Ahmet Erkam Saraç (Aralık 2023 olsa da 2024 sayılır); Billur Örüntüler, Rıdvan Hatun (Aralık 2023 olsa da 2024 sayılır); Şehri Terk Eden, Hakan Sarıpolat; Öteki Hayvanlar, Derya Sönmez; Âlemciler, Zafer Doruk; O Sonbahar, O Kış, Kâmil Erdem; Ne Yeni Ne Başka, Ayşen Işık; Fil Gözü, Mevsim Yenice; Kaplumbağa Ayaklanması, Ümit Aykut Aktaş; Dünün Geleceği Yok, Gönül Ocak.

Hepsinin ayrı bir değeri var. Her öykücü ayrı emek vererek oluşturmuşlar kitaplarını. Kendilerini kutluyorum. (Bu yıl sadece liste vermekle yetineyim.)

Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Sayılabilecek bir edebiyat olayı görmüyorum, kayıplarımızı saymazsak eğer. Ferit Edgü ve Füruzan aramızdan ayrıldı. Edebiyat tarihimizde boşluğu doldurulamayacak önemli isimlerdi.

Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?

Takip etmeye çalıştığım dergiler var. Notos, Edebiyat Nöbeti, Lacivert, Deliler Teknesi. Edebiyat portallarını da yine sürekli olmasa da takip ediyorum. Bunların başında Parşömen geliyor. Oggito, Veveyanet ve beraberindeki Öykü Gazetesi, Karnaval zaman zaman takip ettiklerimin arasında. Buradan edebiyat sitelerine küçük bir öneri getireyim naçizane; sitelerinde bir çuvala kumaş parçaları doldurup basar gibi her gün sıkboğaz etmesinler sitelerini. Daha seçici ve daha az günlük giriş yaparlarsa, okur nitelikli bir metni kaçırmamış olur.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Poker deyimiyle pas. Kimsenin oyuna girecek eli yok. Kartlar yeniden dağıtılsın.

Yüzbinlerden bahsediliyor ama öteden beri söyleyegeldiğim şey, topu topu on bin kişi, birbirini okumayan, birbirini önemsemeyen on bin kişi. Sevgisiz ve saygısız büyütmeye çalışıyoruz edebiyatı. Geçmişe saygı duyulmadan, o emekler görülmeden nasıl üretilebilir ki. Birbirimizi sevsek yanımızda üretilen bir eseri alıp okuruz, en yakınımızdakinin yazdığını bile okuyacak kadar emek sarf etmiyoruz.

Genel anlamda söylüyorum vasatı aşamayan, sığlığı aşamayan bir edebiyat dünyasında önce okumaya sonra yazmaya çalışıyoruz. Ahmet Arif’in dizesiyle, budur “katlimize sebep suçumuz.”

2025 yılının herkese sevgi, saygı, huzur, mutluluk, barış getirmesi dileklerimle.