Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.

Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

Neslihan Cangöz

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Bu yıl (aslında son yıllarda demeliyim) okuduğum en etkileyici kitaplardan biri Marilynne Robinson’ın Evlerden Uzak adlı romanı oldu. İki kız kardeşin zamanla birbirinden, evlerden ve neredeyse kendilerinden nasıl uzaklaştığını anlatan çok sert bir roman. Yazarın şiirsel dili, Birgül Oğuz’un nefis çevirisi sayesinde güzelliğinden gram kaybetmeden biz okurlara ulaşmış. Sanki her bir cümle mücevher gibi işlenmiş de sayfaya konulmuş gibi. Neredeyse her sayfayı tekrar tekrar okuyarak ilerledim. Marlen Haushofer’in, bir sabah uyandığında dünyanın bir duvarla ikiye bölündüğünü ve diğer yanda canlı hayatın sona erdiğini fark eden şehirli kahramanın hayatta kalma mücadelesini, doğayla ve hayvanlarla değişen ilişkisini anlatan Duvar adlı distopik romanı da hem kurgusu, dili hem de sorduğu sorular açısından çok etkileyici bulduğum bir diğer kitaptı. Holden Kitap’ın Kuytu serisinden çıkan Herbert Clyde Lewis’in Gemiden Düşen Adam adlı romanı sahiden de şimdiye dek kuytuda kalmış ve okuduğuma çok memnun olduğum bir kitap oldu. Richard Ford’un Kanada’sı ise bu yüzyılda yazılabilecek büyük bir romanın özelliklerine sahip. Roman Amerikalı sıradan bir ailenin beklenmedik trajik eylemlerinin sonuçlarına odaklanıyor. Artık emekli bir İngilizce öğretmeni olan anlatıcı Dell Parsons, ikiz kız kardeşiyle, henüz on beş yaşlarında iken onları bildikleri alelade hayatlarından koparan ve bir gecede belirsiz bir geleceğe fırlatan olaylara şaşkın bir mesafeyle, anlamaya çalışarak bakıyor. Hatırlama, unutma, aile, kardeşlik ve taşranın epik bir anlatısı bana kalırsa.

2024’ün Türkçede çok iyi öykü kitaplarının yayınlandığı bir yıl olduğunu düşünüyorum. Eylem Ata’nın Yanımda Kal ve Aralık 2023’de yayınlandığı için bu yılın listesine dâhil edilmesinde sakınca görmediğim, Pınar Öğünç’ün Şu Anda Burada mıyız? adlı öykü kitapları hemen aklıma gelenler. Özlem Dikeçligil’in Hayalet Bakıcısı, Rıdvan Hatun’un Billur Örüntüler ve Cabir Özyıldız’ın Eski Zaman Türküsü ise yazarların ilk kitapları olduğuna inanmanın zor olduğu güzellikte eserler. Her kitabını hevesle beklediğim Barış Bıçakçı’nın Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçin ve Figen Şakacı’nın yoksul, mesleksiz, geleceksiz üç öfkeli genci merkeze koyarak bir mahalleyi anlattığı adeta yeni Türkiye’nin fotoğrafı olan HınçAhınç da bu yılın etkileyici romanlarından.

Kurgu dışı eserlerde Eylem Ümit Atılgan’ın Haksız Tahrik: Bir Erkeklik Hakkı adlı incelemesi, 2024’ün en dikkat çekici kitabı bana kalırsa. Neredeyse her gün bir kadının erkekler tarafından öldürüldüğü ve mahkeme salonlarında öldürülmelerine gerekçe olarak kullanılan “haksız tahrik”i hem hukuk kültürü hem de uygulamalar ışığında detaylı olarak inceleyen ve hukukçu olmayanlar tarafından da kolaylıkla okunabilecek bir ilk kitap. Sanat ve Siyaset Konuşmaları filmlerine hayran olduğum Ken Loach ile Babamı Kim Öldürdü oyunuyla tanıdığım Edouard Louis’nin önemli sorular etrafında eserlerinden yola çıkarak birbirleriyle konuşmalarından oluşan kısacık (sadece 48 sayfa) fakat güçlü bir metin.

Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Bu yıl kaybettiğimiz Füruzan ilk gençliğimden itibaren her eserini merakla, neredeyse yutarak ve çok severek okuduğum bir yazardı. Hele Parasız Yatılı, Benim Sinemalarım gibi öykü kitapları (…) Zaman giderek hızlanıyor hissiyle okudum vefat haberini.

Yine bu yıl yitirdiğimiz Paul Auster’ı yaşlılık ve aşkı merkeze koyduğu, bir veda kitabı niteliğindeki Baumgartner’ı okuyarak yolcu etmek dokunaklıydı.

Alice Munro’nun sevdiği adamın kızını taciz etmesine ses çıkarmaması yılın skandalı ve çok büyük hayal kırıklığı idi benim için.

Şair İlhan Sami Çomak’ın otuz yıl doksan altı gün sonra özgürlüğüne kavuşması ise yılın buruk ama yine de sevinç yaratan olaylarından biriydi.

Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?

Notos, Varlık gibi basılı dergileri dosya konusuna göre ara sıra alıyorum, esas olarak internetten takip ediyorum.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Yayınevi emekçilerinin sömürüsü, bazı yıldızların dışında yazarların, çevirmenlerin düşük ücretleri istikrarlı bir biçimde devam etti. Büyük sermaye grupları, bankalar tarafından desteklenmeyen butik yayınevleri bu yıl da canla başla ayakta kalmaya çalıştı. Edebiyat ortamımız bu yıl da Kürtçe edebiyat yokmuş gibi davrandı. İktidar Kürtçeyi ve Kürtçe basan yayınevlerini ve eserlerini kriminalize etmeye devam etti. Sonuç; yılgınlık verici aynılık bu yıl da değişmedi.