Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.
Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Parşömen’in engin hoşgörüsüne sığınarak, listeyi 2024 yılında okuduğum ve haz aldığım kitaplarla oluşturacağım. Bu kitaplar 2024 senesinden evvel yayımlanmış olsa da benim kişisel tarihçemin 2024 faslında hatmedildiler. Daha hakkaniyetli bir listenin oluşabilmesi maksadıyla editörlük vazifesini üstlendiğim yahut üstleneceğim eserleri çetelenin dışında bırakıyorum. Kurgudışı ile başlayacak olursak Onur Çalı’nın Gemilerle Seyahat eden Sözcükler ismiyle denemelerini yayımladığı (Sia Kitap, 2023) kitabını zikretmem gerekir. Esasen kurgudışı diyorsak da içeriği itibarıyla kurgu gemisinin yanı başında gezinen bin kollu bir ahtapot. Benim gibi Salâh Birsel sevenler için nimet. Kurgu bahsinde Vecdi Çıracıoğlu’nun Son Voli (İletişim Yay., 2019) isimli romanını, çehremde beliren bir tebessümle anmak istiyorum. Sulu sepken bir İstanbul romanı ki, yazar maharetiyle çağdaş edebiyatımıza bir balıkçı düğümü atmış. Burada kendime müstakil bir yer bulmuşken Elsa Triolet’nin Beyaz At isimli romanının yeniden basılmaya değer (bendeki nüsha Bilgi Yay., 1970) bir eser olduğunu söyleyerek çeviri kurgu kısmını tamamlayayım. Bu sene okuyabildiğim ve muhakkak yeniden okumak istediğim, müstesna bir dil sarraflığı ve kurgu cambazlığı ile insanı vecde getiren Uzun Çarşının Uluları’nı (Meteksan A.Ş. Baskı, 1993) anmazsam bu andaç kadük kalacaktır. Mitat Enç, ulu bir kalemdir vesselam. Bu eserler dışında Dovlatov’un Bavul’u (Jaguar kitap, 2022), Georges Rodenbach’ın Ölü Brugge’ü (Ketebe, 2022), Barry Unsworth’ün Kıssadan Hisse’si (İş Bankası Kültür Yay., 2024), Kjell Askildsen’in Thomas F’nin Kamuya Açık Son Notları (Vacilando Kitap, 2024), Platon Besedin’in Açlık ve Otoban’ı (6:45 Yay., 2021), Edouard Dujardin’in Defneler Kesildi’si (Konu Kitap, 2021) okuduğum kayda değer metinler arasındaydı. Kurmacanın etrafından dolaşıp, Tom Bombadil kayıtsızlığıyla bol bol ansiklopedi karıştırdığımı ve Ezra Pound’un Kantolar’ına (Yapı Kredi Yay., 2020) niyetlendiğimi söyleyebilirim fakat bitirdiğimi iddia edemem.
Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?
Erişilebilirlik, 21. asra özgü bir kavram. Edebiyat belki doğrudan yasal düzenlemelere tabi değil lakin büsbütün beşerî bir alan olduğu için bu kavramı göz ardı edemiyor. Günümüze kadar şu ya da bu sebepten türlü engellerle ihmal edilen bazı isimlere bugün daha kolay erişebiliyorsak bunu büyük bir özveri ve hizmet olarak kabul etmeliyiz. Bu bakımdan İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak Reşad Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi’nin sanal ortama yüklenmesini bin kütüphane inşa etmekle eş değer kıymette görüyorum. Teori ve pratikte kimin emeği varsa bastığı yer padişah halısı olsun. “Muhteşem İstanbul’un Muazzam Kütüğü” böylece bir mit kahramanı olmaktan kurtarılıp elektronik hafızaya emanet edildi.
Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?
Vâ-Nû, dergiler ve bilhassa onlarda neşredilen şiirler için “cemiyetin manometresi” ifadesini kullanır. Belki değişen dünyayla birlikte, bilhassa matbu dergiciliğin basıncını düşük kabul edebiliriz fakat yine de bu müşterek çaba şayanıdikkattir. Bu alanda, Roman Kahramanları Dergisi, Ayarsız, Tanpınar Zamanı ve dijital mecrada ise Parşömen, Litros Sanat gibi mecmualarda ufak tefek yazılarımın yayımlandığını söyleyebilirim.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Hasta çorbası gibi: Mahsul bol, tuz noksan.
