“Japonya’nın ABD tarafından işgali, hızlı bir batılılaşma ve ekonomik dönüşüme neden oldu. Bu zorunlu değişim döneminde Moriyama, fotoğrafı demokratik bir dil olarak benimsedi. Fotoğraflarında Japon gelenekleri ile batı kültürünün etkisinin çarpıştığı alanları yakaladı.”

Daido Moriyama

Londra’daki Fotoğrafçılar Galerisi’nde, Japon Fotoğrafçısı Daido Moriyama’nın “Geriye Dönük” sergisi, dört aydan fazla bir zamanı kapsayarak 11 Şubat 2024’e dek sürdü. Serginin haberinde, The Guardian gazetesi onu zamanımızın en yaratıcı ve etkileyici sokak fotoğrafçısı olarak tanımlıyor.

“Bir tek fotoğrafın, fikirler, dünyalar, tarih, insanlık, güzellik, çirkinlik veya bir şey taşıyıp taşımayacağını bilmem. Derdim de değil. İddiasızca, etrafımdaki şeyleri çıkarır ve kaydederim.”[1]

Altmış yıllık kariyerinde Daido Moriyama, fotoğrafa bakışımızı değiştirdi. Fotoğraf makinesini dünyayı sorgulamak için kullandı, fotoğrafın yaygınlığını, kullanılmasını ve rolünü yeniden tanımladı.

1938’de Osaka’da doğan Moriyama, 2. Dünya Savaşı sonrası Japonya’sında yetişti. Japonya’nın ABD tarafından işgali, hızlı bir batılılaşma ve ekonomik dönüşüme neden oldu. Bu zorunlu değişim döneminde Moriyama, fotoğrafı demokratik bir dil olarak benimsedi. Fotoğraflarında Japon gelenekleri ile batı kültürünün etkisinin çarpıştığı alanları yakaladı. Amerikalı sanatçılardan William Klein ve Andy Warhol’dan esinlendi, kapitalist toplumun çelişkilerini gösterdi.

1964 – 1968: TOKYO

Japonya’da 2. Dünya Savaşı sonundaki batılılaşma hareketi aktüel fotoğraf dergilerinin birdenbire yaygınlaşmasına neden oldu. Yeni tekniklerle basılan, insani ve milliyetçi temalı fotoğraflar, dosyalar, söyleşiler ve yarışmalar hem Japon vatandaşlarını hem de fotoğrafçıları fotoğraf sanatı konusunda eğiten etkili araçlar oldular.

Daido Moriyama, fotoğraflarını Tokyo’ya taşınmasından hemen sonra, 1960’ların başında yayımlamaya başladı. Tokyo’da Japon Fotoğrafçıları Kooperatifi’nin (VİVO) kurucularından Eikoh Hosoe’nin yardımcısı olarak çalıştı.

Moriyama, 1967’de dergilere Japon işçi sınıfının hayatıyla üst sınıfın Bohem hayatını karşılaştıran ve Japonya’nın farklı yüzlerinin panoramasına ait yirminin üzerinde fotoğraflı makale gönderdi. Bu ona Japonya Fotoğraf Eleştirmenleri Derneği’nin ödülünü getirdi. Akabinde, yeni kurulmuş deneysel bir işçi tiyatrosunda sahnelenen Gerçeküstücü ve Dadacı tarzda yazılmış bir operaya ait, kısa metinlerle desteklenen, parçalı (fragmented) gerçeküstü fotoğraflı bir kitap olan Japonya, Bir Fotoğraf Tiyatrosu’nu çıkaran Moriyama, adını iyice duyurmuş oldu.

1960’ların sonuna gelindiğinde artan grevler ve ABD’de Martin Luther King’in öldürülüşü, Vietnam savaşına ve ABD ile güvenlik anlaşmasının yenilenmesine karşı çıkan yeni solu yarattı Japonya’da. Bu sırada, Moriyama’nın Amerikalı sanatçı Andy Warhol’un işleriyle tanışması, onu Asahi Kamera dergisinde bir yıl sürecek tutkulu bir projeye itti. Bu zaman içinde Moriyama, hızlı sanayileşmenin ve batılılaşmanın neden olduğu sosyal dönüşümleri yansıtan sorunlardan birkaçını; insan ırkının kırılgan doğası, gerçek olaylarla onların görselleri arasındaki mesafe, belgesel fotoğrafçılığın açmazları, suç haberlerinin kötüye kullanılması gibi konuları ele aldı.

Yeni tip filmler, yakınlaştırıcı mercekler, yüksek kontrastlı fotoğraf kağıtları, fotokopi ve televizyonun durağan görselleri ona yaygın okunan fotoğraf dergilerinde görsel teoriler hakkında geliştirici olanaklar sundu. Moriyama böylece tarihin ve toplumsal belleğin inşasında, haber üretme rolünde fotoğrafçıların, izleyenlerin ve medya kuruluşlarının sorumluluklarını irdelemeyi göze alabildi.

1968’de birkaç Japon fotoğrafçısının çıkardığı yeni bir dergi, Kışkırtma (Provoke) adını taşıyordu ve zamanın ateşli atmosferini yansıtan “Düşünce için kışkırtıcı unsurlar” taşıdığını inkâr etmiyordu. Marks, Freud ve Sartre’dan alıntılarla grup, amaçlarının toplumu burjuvanın cenderesinden çıkarıp özgür kılmak olduğunu söylüyordu. Dergi, belgesel fotoğrafçılığın “sözüm ona” tarafsızlığını reddediyor, ticari dergiler tarafından temsil edilen belgeselcilik anlayışını eleştirerek yeni bir görsel dili benimsemeyi destekliyordu. Moriyama bu derginin ikinci sayısındaki “Eros” temasına katkı yaptı. Görseller ve fetişizm arasındaki ilişkiye yoğunlaştı.

Kışkırtma dergisinin üçüncü sayısında, Moriyama’nın “Eros”la değişen ve belgeci fotoğrafçılığın net görselliğinden ayrılarak siyah-beyaz, kumlu, karanlık ve netlikten uzak flu görünümleriyle –gerçekte bir fotoğrafçı olarak tanımladığı– Andy Warhol’un görsellerinin zıttı olan bir fotoğraf anlayışına yöneldiği görüldü. Bu fotoğraflar, basın fotoğrafçılığının görüntüleri belirgince kaydetme endişesinin aksine belirsizlik ve öznel bir bakış açısı dünyasına hitap etmekteydi.

1968 – 1972: GEZİLER

Bu yıllarda Moriyama’nın kendisini temsil eden yol fotoğrafları çektiği görülüyor: “Ben seyahat ederken çektiğim fotoğraflar duygularım, takıntılarım ve fetişlerimin bir ürünüdür.” Moriyama, fotoğrafın peşinde öyle çok gezer ki, kendi yatağından çok otel yataklarında yattığını, karısının mutfağından çok orda burda yemek yediğini söyler.

Üç yıl süren gezileri sonucunda 1972’de, Kariudo (Bir Avcı) adlı fotoğraf kitabını yayımlatır. Bu bir yol günlüğüdür ve sanki bir arabanın penceresinden bir anda çekiliveren, zıtlıkları bir araya getiren otoyollar, sokaklar, arabalar ve insanların fotoğraflarıyla doludur. “Kazalar” dahil bu serideki fotoğraflar, Moriyama’nın otobiyografik anlatımın ve fotoğrafın anlamı üzerinde durmuş olduğunu gösterir. Bu gezide, onlarca kez sağından solundan önünden arkasından çektiği “Sokak Köpeği”, Moriyama’yı betimleyen ikonik bir fotoğraf haline gelmiştir. Bu köpek fotoğrafının, sürekli sokaklarda gezen Moriyama’nın metaforik bir portresi olduğu ileri sürülmüştür.

1971 – 1974: NEW YORK

Moriyama bir arkadaşıyla birlikte 1971’de New York’a gitti. Bu onun ilk yurt dışı gezisiydi. Moriyama için ABD, William Klein (1926-2022) ve Andy Warhol (1928-1987) demekti. Daha fazla fotoğraf çekmesini sağlayan ve basın fotoğrafçılığı normunda görsel veren yarım kadrajlı bir fotoğraf makinesini yanında taşıyordu. Bir arkadaşı anılarında, Moriyama’nın aynı sokaklara tekrar tekrar dönerek aynı yerlerde binlerce fotoğraf çekmesini, bir köpeğin durmaksızın idrarıyla telefon direklerine iz bırakmasına benzetiyordu. Fotoğraflarda binalar, neon ışıkları, gelip geçenler, otel odaları sayısız kere yineleniyordu. Karanlık kumlu görüntüler, plansız ani çekimler, şaşmış bakış açıları, –çoğu vizörden bakılmaksızın çekilen fotoğraflar– Manhattan’ı sırlarla doluymuş gibi gösteriyordu ve şüphesiz bu, Moriyama’nın öznel, bireysel bir deneyimiydi.

Moriyama, New York dosyasını bir yıl sonra Asahi Kamera dergisinde yayınladı. 1974’te Tokya’daki bir galeriden sergi daveti aldı. Sergide, fotoğraflarını sergi duvarlarına asmak yerine kiraladığı fotokopi makineleriyle kitaplarından seçtiği görselleri yeni bir kavramsallaştırmayla yan yana getirdi ve izleyenlere seçme olanağı tanıdı. Alışılmamış ve izleyenleri de sergileme işlemine katan bu yöntem, Moriyama’nın hayranı olduğu çağdaş Amerikan sanatçılarının Kavramsal ve Popüler sanatının stratejilerini yansıtmaktaydı.

1970 – 1990: RENKLİ FOTOĞRAFLAR

Daido Moriyama, dönemi gereği siyah beyaz sokak fotoğraflarıyla tanındı. Renkli fotoğrafların basım maliyeti yüksekti. Renkli fotoğraflarını doğrudan pozitif slayt filmden büyütüyordu.

2006 – : BELGE DERGİSİ

Moriyama tam bir yapbozcu fotoğrafçıydı. 60 yıllık kariyerinde sürekli olarak fotoğrafın ne olduğunu sorguladı; onu kesti, biçti, bir araya getirdi, üst üste koydu.

“Fotoğraf adı verilen yeniden ve çoklu üretme mekanizmasının bana göre en temel sırrı, belki de görülenle görünen, fotoğrafik oluşumla fotoğrafın kendisi arasında ortaya çıkan anlık belirsizliktir ve sokakların kaosunda ben bu zihinsel şaşkınlığı yaşarım.”

1972’de Moriyama Kiroku (Belge) adlı bağımsız bir fotoğraf dergisi çıkardı. Dergi beş sayıdan sonra basılmadı. 2006 yılında Moriyama dergiyi yeniden canlandırdı ve bugüne dek sürdürdü. Dünyanın belli başlı kentlerinde fotoğraf çekmesi ona iyimser veya kötümser görüşlerini yansıtma ve kendi takıntılarını ve tutkularını anlama fırsatı verdi. Bugün ellinci sayısını aşan Belge Dergisi onun görsel bir günlüğü, deneysel bir platformu oldu. Moriyama’ya fotoğrafın artistik yönlerini araştırtacak, kendi fotoğrafçılığını aşacağı bir çalışma ortamı sundu; bireysel, toplumsal bir yaratıcı deneyim fırsatı verdi.

Nazmi Özüçelik


[1] Yazının tamamı sergi kayıtlarından kısaltılarak Türkçeleştirilmiştir.