Parşömen’in beş yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizim içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl neler okuduk? İz bırakan olaylar, kitaplar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, yayın emekçilerine sorduk.

Yeni yıl herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirsin…

Gülhan Tuba Çelik

2023 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

1 şiir, 2 roman ve 3 öykü ismi vermek istiyorum. Bu sene okuduğum çağdaş edebiyat metinlerini taradığımda benim için öne çıkan kitapların bunlar olduğunu gördüm.

A. Samet Atılgan’ın Yer Çok ve Adımlarımız isimli şiir kitabını bilerek ya da bilmeyerek bütüncül psikolojik kuramlara yaslandığı için çok sevdim. Anne çocuk arasındaki ilk ilişkilerin doğurduğu boşluğun bir ömür hiç geçmeyen sızıya dönüşümü vardı bütün şiirlerin temelinde. Çok temel, çok karanlık, çok kırılgan, çok ilkel bir yerden sesleniyordu ve bunu yaparken günümüz insanını koyuyordu merkeze. Kitap 2022’nin son aylarında çıksa da ben 2023’te okudum ve bu seni beni en çok etkileyen şiir kitabı oldu.

Romanlardan ilki Funda Özsoy’a ait Bugün Güzel Şeyler Olacak. Tek günde geçen ve bilinç akışı ile çoğalan metinde yazar altından kalkması zor bir işi ustalıkla yapmıştı. Tekniğin uygulanışı, metaforik öğelerin yedirilişi, Mrs. Dalloway’e gönderdiği selamlar ve günümüz insanına, içinde bulunduğumuz hayata dair bir resim çizmesi yönlerinden değerli bulduğum bir kitap oldu.

İkincisi Aslı Ilgın Kopuz’un Zaman Zaman Güneşli’si. Bu eser için de güncel hayatın içinden oluşunu vurgulayacağım. Her gün içinde mücadele ettiğimiz bu hayatın, yoğunluklarımız arasında savrulduğumuz binbir çeşit duygunun metinlerimize neden bu kadar az yansıdığını anlamak zor. Bunu yapmayı sadece göze alan değil, bunu hakkıyla yapmış sarsıcı bir metin var karşımızda.

Öykülerden ilki Nihan Eren’in Nefeshane’si. Nihan Eren’in eserlerinde insanın psikolojik altyapısını tamamen çözebilmiş ve tüm meseleleri çok derinden anlamlandırabilen bir yapı var. En azından benim için. Eren’in ruha dair tespit ve söylemleri, öykülerin kurulduğu temel mesele çok ilgimi çekiyor. Bunu yaparken kurduğu üslup da keza o şekilde. İlk kitabından son kitabına kadar metin merkezli tematik ortaklıklar ise ayrıca çok şık.

İkincisi Gökhan Yılmaz’ın Boşlukdikeni. Gökhan’ın hem yola çıktığı yeri hem de derdini müthiş çalışılmış bir dille sarıp sarmalamasını çok seviyorum. Estet bir sızı var metinlerinde. Yazdıklarının güncel hayattan, bizlerden oluşu yine değerini artırıyor benim gözümde.

Üçüncü öykü ise Fatma İçyer’in Teyzeler ve Maymunlar’ı. Kendi gözümde yılın en iyi ilk öykü kitabı. Klişelerden, benzer anlatımlardan, ezberlenmiş söylemlerden, moda dertlerden uzak yapısıyla inanılmaz bir özgünlükte ortaya çıktı. Yazarın düşünme biçiminin orijinalliğinin neden muhafaza edilmesi ve neden bu düşünüşün arkasında durulması gerektiğine dair çok şey söylüyor bu kitap. Herkesleşmekten uzak. Biricik.

Size göre 2023 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Bence 2023’e İlay Bilgili ile Vildan Külahlı Tanış tartışması damgasını vurdu. Tartışma da diyemeyiz aslında. İlay bir argüman öne sürdü ve çeteciliğin tozu dumanı arasında söyledikleri algılanmadı bile. Öykü yapmanın sınırları daha medeni bir şekilde konuşulabilirdi fakat hemen bir linç kültürü devreye girdi. Öğretmen yazarlara yakışmayan küfürler, at gözlüklü bakışlar. İlginçti her şey. Üzücüydü.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Hayatta olan iyi ya da kötü her şey edebiyat ortamımızda da var. İyilere tutunup kötülerden uzak durarak okuma ve yazma mücadelemize devam etmek en güzeli.