Parşömen’in beş yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizim içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl neler okuduk? İz bırakan olaylar, kitaplar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, yayın emekçilerine sorduk.
Yeni yıl herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirsin…

2023 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Bu yıl içinde yayımlanan pek çok kitap var beğendiğim. Çoğu kurmaca olmak üzere aralarında kurgu dışı olanlar da var. Şu şekilde sınırlandırmaya çalıştım:
Direniş – Julián Fuks, Kırılma – Andrés Neuman, Kızım Hakkında Her Şey – Kim Hye-Jin, Keder ve Mutluluk – Meg Mason, Büyük Ev – Álvaro Cepeda Samudio, Benim Katı Yüreğim – Helen Garner, Midas – Ahmet Şimşek, Yer Değiştiren Sular – Pelin Buzluk, Dünlükler – Onur Çalı, Siyasal İslamcılık – Ozan Gündoğdu.
Bu kitapların kurgusundan öte işledikleri konular ve yazarlarının üslubu eserleri benim açımdan diğerlerinden öne çıkaran özellik oldu. Direniş, Kırılma ve özellikle Büyük Ev savaşın yarattığı yıkımın insanlarda bıraktığı etkiyi görmek açısından oldukça önemliydi. Keder ve Mutluluk bir bedende ilerleyen hastalığın açısından bakmamı sağladı ve bir ilk roman olmasına rağmen yazarın üslûbu fazla derinden sarstı beni. Helen Garner’ı özellikle Misafir Odası’nı okuduktan sonra zaten takipteydim; Benim Katı Yüreğim adlı öykü toplamını da bir çırpıda okudum. Ancak hazmetmem biraz zaman aldı açıkçası. Yazarın diline diyecek yok. Kızım Hakkında Her Şey ise adeta derinden deştiği ekonomik şartların insanlarda bıraktığı etkiyi anlatmasıyla oldukça sarsıcı. Ele aldığı diğer meseleleriyle kuir edebiyata da göz kırpıyor. Pelin Buzluk da bayağıdır yeni eserini beklediğim yazarlar içindeydi, Yer Değiştiren Sular’ın ele aldığı izlek ve içinde kullanılan metaforlar Buzluk’un okurunu yanıltmıyor. Ahmet Şimşek genç bir yazar; Hammurabi ile tanışmıştık kendisiyle, bu yıl Midas geldi. Kıbrıs’ta yaşayan ve adanın insanlarını içlerinden biri olarak anlatan Şimşek, Kıbrıs’ın yaşam şartlarının zorluklarını, kendi vatanında nasıl da göçmen olunabildiğini anlatıyor öykülerinde. Öyküleriyle takip ettiğim Onur Çalı denemelerinin de ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha göstermiş oldu Dünlükler’de. Parşömen’deki Dünlükler’i kitap olarak görmek hem şaşırtıcı hem de sevindirici oldu. Biraz edebi kaygılardan uzaklaşınca da Siyasal İslamcılık çıktı karşıma. Ozan Gündoğdu yakın geçmişi etkili bir şekilde ele alıyor bu eserinde.
Size göre 2023 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?
Ben okuma eylemimi artık, kötü bir eser okumaya zamanım yok, noktasında gördüğüm için kitap seçiminde kendimce belirlediğim çeşitli kriterler var. Yazarlar dışında yayınevleri, çevirmenler ve çizerleri takip ediyorum. Kim hangi işte yer almış, bunu bilerek seçim yapmak daha kaliteli işlere yönlendiriyor beni. Kitap kapağı tasarlayan bazı kişiler bile radarımda hatta. Dolayısıyla takip ettiğim kitap ödülleri de var. Ödüllerin de önemini yitirdiği şu dönemde ben hâlâ kitap ödüllerini takip ediyorum ve ödül almış bu kitapları beğendiğimde o yılın önemli olayları içinde addediyorum. Ölümden Uzak Bir Yer ile bu yılın Attilâ İlhan roman ödülüne layık görülen Kerem Eksen oldu. Everest Yayınları’nın ilk roman ödülü kime verilmiş diye her yıl özellikle bakarım. Bu yıl Sisler Dağıldığında ile Gülhan Davarcı ödülün sahibi. Her yıl Nobel Ödülü’ne de kulak kabartıyorum hâlâ. Bu yıl Jon Fosse’nin layık görülmesine çok sevindim. Norveç edebiyatının önemli isimlerinden Jon Fosse ve özellikle Sabahtan Akşama adlı eserini çok çok beğenirim.
Yılın sonuna doğru da aldığımız birkaç yeni basım haberi de belki 2023’ün önemli edebiyat olaylarından sayılabilir. İlki Şilili Şair adıyla sevgili Alejandro Zambra’nın yeni eserinin geliyor olması. Elbette yine Notos’tan ve harika kapak tasarımıyla. Diğeri Miras’ıyla adından uzun uzun bahsettiren Vigdis Hjorth’un yeni eseri: Postane Günlükleri. Bir de bizden, Özgür Çırak’ın yeni kitabı geliyor aralığın ortasında: Biz de Yarın Güleriz. Harika bir ismi var kitabının, heyecanla bekliyorum.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Edebiyat ortamımızın uzun yıllardır süregelen sorunlarından biri butik yayınevlerinin geri planda kalıp belli başlı yayınevlerinin devamlı öne çıkması. Biraz zaman ayırıp incelendiğinde butik yayınevleri tarafından da çok kıymetli kitaplar (çeviri/telif) basıldığı görülmekte. Kişisel olarak bunlara yönelmek belki talebi arttırmak adına olumlu sonuç verebilir, diye düşünüyorum.
Bir diğer mesele ne yazık ki hâlâ kitap fiyatları. Teknik sebeplerini idrak edebilmekle birlikte hayatımın çoğunu okurluk kısmında geçirdiğim için bu büyük bir sorun olarak çıkıyor artık karşımıza.
Bu vesileyle, e-kitap noktasında almamız gereken hâlâ çok yol olduğunu belirteyim. Yeni çıkan her kitaba e-kitap formatında ulaşabilmek çok isterim mesela, sadece klasikler ve belli başlı kitaplara ulaşabilmeyi bu noktada kısıtlayıcı buluyorum maalesef.
