Parşömen’in 7 yıldır sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. 2025’te hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, yayın emekçilerine, şairlere, çevirmenlere ve akademisyenlere yönelttik sorularımızı.
İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.

2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Bu yıl okuduğum kitaplar içinde beni şaşırtan ve oldukça başarılı bulduğum bir kaç kitaptan kısaca bahsedecek olursam listenin en başında elbette Georgi Gospodinov’un Bahçıvan ve Ölüm’ü var. Son zamanlarda okuduğum en güzel ve hüzünlü ilk cümlesiyle okuru yas duygusunda buluşturan ve acıda ortak bir dili yakalayan oldukça yalın ve güçlü bir anlatıydı. Roman diyemiyorum elbette.
Bundan başka Mariana Enriquez’den okuduğum Kasvetli İnsanlar İçin Güneşli Bir Yer, Arjantin edebiyatının yıldızlarından biri adeta. Siyasi şiddeti, toplumsal baskıyı ve kişisel açmazları coğrafyanın imkânsızlıkları ve travmaları içinde oldukça sert ve büyülü bir üslupla öykülerde işlemiş yazar. Aile sırları, korkular, yoksulluklar, arazlar, yalnızlıklar, ayıplar, kabahatler ve ölüler, hayaletler, öte dünyalar ve araflar sarsıcı bir şekilde kitapta toplanmış. Boşluklar, derinlikler ve kuyulardan gelen tuhaf, ürkütücü, tehditkâr seslere kulak verin derim.

Ayrıca Women Prize ödüllü Emanet romanı bu yılın en iyileri arasında benim için yerini aldı. Hollanda kırsalında bir taş evin geçmişinde saklı olan sırların, korkuların, yalnızlıkların ve sürgünlerin savaştan sonra bir bir ortaya çıkması ile kayıpların gölgesinde saklı bir yasak aşk ve yüzleşme hikâyesine ortak ediyor bizi Yael van der Wouden. Bir ev aslında kime aittir, onu yapanlara mı, onun içinde yaşayanlara mı, oradan zorla sürülenlere mi yoksa oraya hiçbir şey olmamış gibi yerleşenlere mi? Hatıralarla hesaplaşamayan ruhlar, geçmişi sırtlarında taşıyan gölgeler, eşyalara sığınmış hayaletler… Mutlaka okuma listelerinde yer alması gereken bir romandı.
Bunların yanında Sara Mesa’nın Bir Aşk isimli romanı bu yılın beni en şaşırtan metniydi. Adının aksine bir aşk romanı değil, endişe verici, güvensiz, mesafeli, rahatsız edici ve sarsıcı bir tutkunun romanı kısaca.
Son olarak Rachel Cusk’ın Resmigeçit romanı, disiplinler arası bir metinle okuru buluşturuyor. Yaratıcı olmak, sanatın içinde yer almak, ölüm ve beden ilişkisi üzerine sıradışı bir metin. Özellikle aidiyet, kimlik, aile, ilişkiler ve kadınlık üzerine oldukça katmanlı bir metin..
Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?
Bu yılın en çok konuşulan edebiyat olayı Murathan Mungan’ın yetmiş yaşını ve sanatında 50. yılını kutlamasıydı. Ayrıca Tüyap Kitap Fuarı’nda onur yazarı olması yılın en güzel sürpriziydi. Etkinlikler, söyleşiler ve sempozyumlar oldukça etkileyiciydi.
Bundan başka altmış yılı geçkin bir sanat geçmişiyle edebiyat çınarı olan Necati Tosuner’in pek çok yayınevi kazasından sonra Alakarga’dan yeni kitaplarının çıkmaya başlaması hem heyecan verici hem de hüzünlüydü benim için. Necati Tosuner okumanın tadını bilmeyen okurlar ve hatta yazarlar var maalesef.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Bir kaç kelime ile söylemek gerekirse vefasızlık, özensizlik ve kıymet bilmezlik beni oldukça üzüyor edebiyat ortamımızda.
