2025’te hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, şairlere, çevirmenlere yönelttik sorularımızı.

İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.

Öznur Özkaya

2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Bu yıl şehir değiştirme, yeni çevreye adaptasyon, yoğun iş temposu, kızımın ergenlik sancıları ve ağabeyimin ani vefatı beni ciddi bir biçimde sarstı. Haliyle okuma ve yazma tempom düştü. Kadın Vardiyası’ndaki yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. 50-60 sayfadan sonra benim için ilerlemeyen kitapları yarıda bıraktım, önceden bitirmek için çırpınırdım.

Gelelim önerebileceklerime, kıymetlilerime.

Yoldan Çıkanlar, Guadalupe Nettel, Çev: Banu Karakaş, Livera Yayınevi, 2025.

Kitap, toplumun kıyısında duran hayatlara yakından bakıyor. Topluma uyum sağlayamamış ya da belki bunu hiç denememiş karakterler bunlar. Hikayeler kısa ama etkili. Bazen bir evin içinden, bazen bir çocuğun gözünden, bazen de küçük bir anın içinden geçiyor. Nettel’in anlatımı sade ama güçlü. Öykülerini tamamlamıyor, kalanı okura bırakıyor. Söylemek yerine sezdiriyor. Öncesinde yayınlanan Benzersiz Kızım adlı kitabını da merak ettiriyor.

Kadınlar Ormanı, Jennifer Clement, Çev: Melisa Kesmez, Siren Yayınları, 2025.

Jennifer Clement, Meksika asıllı bir Amerikalı yazar. Kitap, Meksika’nın Guerrero bölgesinde yaşayan kadınların hikayesini anlatıyor. Yazar, bu bölge üzerinde bir kurmaca yazabilmek için on sene araştırma yapıp mağdur kadınlar ile görüşerek bu kitabı çıkarmış. Kadınlar Ormanı’nı okurken kurgunun nerede başlayıp nerede bittiğini, hangi gerçeklerin korkunç olaylar arasına gizlendiğini düşündüm durdum. Meksika kırsalında öfkeleri ve yalanlarıyla kendilerini korumaya çalışan terk edilen, kaçırılan, suçlanan, öldüren ve öldürülen kadınların direniş hikayesi bu kitap. Kitabı okurken Lady Di ile ben de acı çektim, annesi ile sövdüm, Paula ile ağladım, Maria ile utandım ve hikayesine şahit olduğum her kadını bir parçam yaptım. Luna ile kolumu kaybettim, Georgia ile aşkımı, Aurora ile masumiyetimi… Kitabın dili oldukça sinematik diye düşünürken sinemaya uyarlandığını öğrendim.

Güven, Hernan Diaz, Çev: Kerem Sanatel, İthaki Yayınları, 2025.

Güven, 1920’li yılların Amerika’sında geçen para, güç ve gerçeğin değişkenliği üzerine kurulu bir roman. Aynı hikâye dört farklı ses tarafından anlatılıyor. İlk bölümde bir yazarın kurguladığı romanı, sonra o romanın kahramanı olan finansçının kendi anlatısını, ardından onun sekreterinin gözlemlerini ve son olarak da eşinin günlüklerini okuyoruz. Okudukça anlıyoruz ki Güven’de asıl mesele olayların kendisi değil, hikâyeyi kimin anlattığı. Her anlatıcı bir öncekini bozuyor, her yeni ses gerçeği biraz daha değiştiriyor. Sonunda tek bir doğru kalmıyor ve yazar hakikatin nasıl şekillendiğini gösteriyor. Güven; anlatısı, dili ve çok katmanlı yapısıyla aldığı Pulitzer Kurgu Ödülü’nü sonuna kadar hak ediyor.

Çiçeklenmeler, Melisa Kesmez, İletişim Yayınları, 2025.

Eşinin ölümüyle yalnız kalan Türkan’ın hayatı sorgulamasının sonrasında ani bir kararla çıktığı seyahatte kendini bulmasını okuyoruz bu kitapta. Kırk sekiz yaşına kadar yaşamın ona sunduklarını kabul etmiş bir kadının, yolculuğunun ertesinde tesadüf eseri hayatına dahil olanlarla değiştiğini görüyoruz. Ana karakterin melankolisinden sıyrılarak hayata umutla bakan bir kadına dönüşmesi okura iyi geliyor.

Bir Nehir Değil, Selva Almada, Çev: İdil Dündar, YKY, 2025.

Arjantinli yazarın üçüncü kitabı olan Bir Nehir Değil, 2024 Uluslararası Booker finalistleri arasına giren bir roman. Kitap iki arkadaşın, ölen bir arkadaşlarının oğlu ile bir nehre balık avlamaya gitmeleriyle başlıyor. Kocaman bir vatozu silah ile avlayıp bir ağaca asarlar. Çürüdüğünde ise balığı tekrar nehre bırakırlar. Bu davranışları yöre halkını sinirlendirir. Bu andan itibaren kitap flashbackler ile üç arkadaşın geçmişlerine tanık olduğumuz biçimde açılmaya başlar. Biraz gerilim, biraz tekinsizlik kokan novellada yoksulluk, toplumun kadınlara bakışı, hayatta kalma mücadelesi güzel betimlemeler eşliğinde verilmiş.

Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?

Elif Şafak’ın Bit Palas’ı için açılan intihal davasının kazanılması, Kadın+ Edebiyatçılar’ın yaptığı yayıncılık sektöründe cinsel taciz ve şiddetin önlenmesi için somut adımlar atılmasına yönelik çağrısı, yılın Nobel Edebiyat Ödülü’nü Lazslo Krasznahorkai’nin alması… Gün ablanın (Gün Benderli) sayesinde sevdiğim Macar yazarın ödülü alması beni mutlu etti.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Kitapların fiyatların ciddi bir sorun. Okur pahalılık nedeniyle kitaba erişimde sıkıntı yaşıyor, butik yayıncılar fuarlarda yer alamıyor. Yazarlar ve özellikle çevirmenler düşük telif ücretlerini kabul etmek zorunda bırakılıyor, ödenmeyen telif ücretlerinin peşinde koşturuluyor ya da resmen kandırılmaya çalışılıyor ki sonuncusunu ben de yaşadım. Bağımsız kitapçıların ve butik yayıncıların baltalanmasına, çevirmenlerin haklarının ve emeğinin hiç edilmesine dayanamıyorum.