Parşömen’in 2019 yılından beri sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. 2025’te hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, şairlere, çevirmenlere yönelttik sorularımızı. İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.

2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
İrlanda Defteri – Meltem Gürle | Can Yayınları: Meltem Gürle’nin kendine has, özgün deneme dilini Kırmızı Kazak’tan sonra devam ettirdiğini gördüğümüz İrlanda Defteri benim bu sene bütün yorgunluklarıma, bıkkınlıklarıma merhem oldu. İrlanda edebiyatına dair bilmediğim yeni şeyler öğrendim, yeni yazarlar keşfettim, Mary’yi tanımış kadar oldum, İrlanda coğrafyasında gezindim Meltem Hoca sayesinde, edebiyatın iyileştirici gücünü iliklerime kadar hissettim.
Hafriyat – Osman Özarslan | İletişim Yayınları: Bir romandan beklediğim neredeyse her şeyi bulduğum bir kitap oldu Hafriyat. Zeki, kışkırtıcı, kıvamında ve özgün bir üslupla yazılmış tasvirler daha ilk sayfalardan özenli bir yazarı işaret ediyordu. Yüzlerce yıla yayılan hikâyeyi sarkıtmadan, karakterleri ustalıkla var ederek ve bunu şahane bir Türkçeyle lezzetlendirerek kotaran Osman Özarslan’ın Hovarda Âlemi: Taşrada Eğlence ve Erkeklik çalışmasını da ilgiyle okumuştum. Bundan sonrasında sıkı takipçisiyim diyebilirim.
Duino Ağıtları – Rainer Maria Rilke | Duino Kitap: R. M. Rilke döne döne okuduğum, başucu şairlerimden biri. Ölümsüz eseri Duino Ağıtları’nın her bir çevirisi de diğer çevirileriyle birlikte okunduğunda algı kapılarımızı açmaya devam ediyor. Yayın hayatına bu yıl başlayan Duino Kitap’ın ilk kitabı da Cenk Kolçak ve Erkan Murtezaoğlu’nun birlikte çevirdikleri Duino Ağıtları olunca bu yıl yeniden okumak için iyi bir fırsat oldu. Duino Ağıtları’nın diğer çevirileriyle karşılaştırmalı olarak okunması için Duino Kitap baskısını da tüm Rilkeseverlere önermiş olayım.
SUPERNOVΛ – Ekin Metin Sozüpek | Orlando Art Yayınları: Ekin Metin Sozüpek’in farklı boyutlarda kavranabilecek bir şiir dimağı olduğunu düşünüyorum. Ses, müzik, hareket iç içe geçiyor yazdıklarında, yaptıklarında. Titiz, tasarlanmış ve kalıpları yıkan bir yerden yaklaşıyor şiire. SUPERNOVΛ da böyle bir kitap. Ufuk açıcı, ilgi çekici bir okumaydı kesinlikle.

Sade Bir Törenle – Emre Varışlı | Plüton Yayın: Emre Varışlı kendi okur kitlesini alttan alttan oluşturmuş, son derece olgun bir şair artık bana göre. Son kitabı Sade Bir Törenle’de de Türkiyeli olmaya, neo-kapitalist bir makina tarafından ezilmeye karşı koymaya, insan kalma çabasına dair hepimizin kendinden bir şeyler bulacağı, sert, çarpıcı, özgün şiirler var. Bu yılın dikkat çeken kitaplarındandı nazarımda.
Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?
Bu yıl 2 amcamı arka arkaya kaybettim. O yüzden baba kaybını işlediğini bildiğim Bahçıvan ve Ölüm’e başlamaya da yazarı Georgi Gospodinov’un ülkemize teşrif ettiği söyleşi ve imza gününe gitmeye de cesaret edemedim. 29 Kasım Cumartesi günü gerçekleşen buluşma önemli bir edebiyat olayıydı ama kesinlikle. Bir diğer önemli gördüğüm olay ise Beyoğlu’ndaki Frankeştayn Kitabevi’nde bir araya gelen “Kadın+ Edebiyatçılar”ın yaptığı yayıncılık sektöründe cinsel taciz ve şiddetin önlenmesi için somut adımlar atılması çağrısı idi. Kökünden sarsılıp yeniden inşa edilmesi gereken çok şey var edebiyatımızda…
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Eleştirinin göklere çıkarılma veya yerin dibine sokulma gibi algılanması. Korkunç bir durumdayız bu anlamda. Ya şeyh uçmuyor da müritleri uçuruyor ya da herkes düşene bir tekme de kendi atma derdinde. Bir metnin iyi ve kötü yanlarını 360 derecelik bir bakış açısıyla ortaya koyan, yazar/şairle olan meselesini kişiselleştirmeden tahlilde bulunabilen yazıların sayısı çok az. Egosunu bir kenara koyup eleştiriye gerçekten açık olabilen kaç edebiyatçı var koca ülkede, onu da bilmiyorum. Tayfacılık, kankacılık geçer ilişki kurma biçimi oldu iyice. Bir kitap nitelik bakımından zayıf da olsa göklere çıkarılabiliyor veya çok iyi bir kitap, belli çevrelere yakın değilse yazarı/şairi, hususi olarak görmezden gelinebiliyor. Müthiş bir akış var zaman tünellerinde. Dehşet bir kakofoni var piyasada. Birileri övülüyor, birileri gömülüyor sürekli. Bağıra çağıra ama böyle. Samimiyetle bir şeyler üretip bir yerlere gelmeye çalışan herkesin Allah yardımcısı olsun…
