
Herkesin her yeri ne kadar uzak
Ama senin ellerin ne kadar güzel
Dokunmadığı yerlerde izi
Taşır içindeki hayvanı
Beni şimdi buradan geçmiş gibi
Masanın sivrisi, dilin eğrisi
Titremesi elinin rüzgarıyla ürperen
Dimdik ve diken diken
Her yerin herkesi ne kadar uzak
Ama senin güzel yerin ellerin
Tenimin karasına ışık
Gölgesinin düştüğü yerde
İçine dönen beyazlık
Duvarların kuytusu
Derinin altından
Yüzüme çarpan sıcaklık
Buradan şimdi geçmişsin gibi
Yolun tersi, yokuşun kavisi
Çok uzağa düşen bir gölün mavisi
Herkes her yer ne kadar uzak
Ama ellerin, ellerin
İki yolun kapanan mesafesi
Işık Sungurlar

💚
Şimdi gerçekten bu iyi bir şiir mi? Parşömen’in genel olarak nitelikli olduğuna inanıyorum ancak bunu yayınlamadaki kaygılarının dostluk üzerinden olduğunu tahmin ediyorum. Onur’un tanımasa gidip bu şiiri yayına alacağını düşünmüyorum.
“Her yerin herkesi ne kadar uzak
Ama senin güzel yerin ellerin” ne diyor burada kolaj şairimiz? Gerçekten bu diziler kaldı mı artık? Duygusal yoğunluk var desen o da yok. Ritim, ahenk, ses o da yok.
“Beni şimdi buradan geçmiş gibi
Masanın sivrisi, dilin eğrisi” resmen kafiyeli olsun diye uğraşılmış sadece. Bir edebi kaygı yok bu dizelerde.
“Yolun tersi, yokuşun kavisi
Çok uzağa düşen bir gölün mavisi”
Elinizi kalbinize koyun ve tüm dostluk ilişkilerini unutup söyleyin, bu şiiri bir kere okursanız, bir daha okur musunuz?