Parşömen’in beş yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizim içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl neler okuduk? İz bırakan olaylar, kitaplar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.
Yeni yıl herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirsin… İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2024!

2023 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Agota Kristof’un Türkçeye çevrilen bütün kitaplarını okudum. Bir hevesle, kıymet ve saygıyla geçti her satırı. Yazmanın ve yazmamanın ne demek olduğuna dair çok şey vardı okuduğum her satırda. Olay mı bilmiyorum ama bir yazarın külliyatıyla yeni tanışıyor olmak heyecan vericiydi. Çevirmenlerine ayrıca teşekkür ederim.
Okan Yılmaz’ın Dudağım Politik ve Camed Loma’nın Darbuka Solo’daki şiirlerini tekrar tekrar okudum. Susan Sontag’ın Fotoğraf Üzerine kitabından çok şey öğrendim. Yeni e dergisinin “Yoksulluk” dosyası da bu sıralamaya girer kanımca.
Yılın ilk aylarında yayımlanan Kâğıdın Ölümü’yle Şeref Bilsel ayrıcalık kattı hayatımıza. Turgut Çeviker’in yayıma hazırladığı Yoksul Evler kitabında Orhan Kemal, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat, İsmet Yenisey ve Remzi Tozanoğlu’nun 1956 İstanbulu’na dair çok çocuklu ailelerle yaptıkları birbirinden muhteşem söyleşilerine değinmeden geçmek olanaksız.
Size göre 2023 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?
Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın İstanbul Kitap Fuarı’nda olmaması ne acı. Ayrıntı Yayınları fuara katılmama kararı aldı. Bu yıl pek çok yayınevi fuara katılmama kararı aldı, uzak olması bir yana maliyetlerin katlanılır ölçüden uzak olması yayıncılık hayatımızı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Gelecek zamanda bu çoraklığın artacağını düşünmeden edemiyoruz. Ayrıntı Yayınları’nın kararına saygı duyuyor ve destekliyorum.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Yerel kitap fuarlarının görülür ölçüde artmış olması çok şey değiştirir mi emin değilim. Birkaç ulusal gazetenin yazarları üzerine kurulan fuarlarda edebiyat bir kenar süsü olarak varlığını sürdürmeye çalıştı. İnsanlar ekranda gördükleri ya da gazete köşesinde okudukları kişilerin şehirlerinde ya da kasabalarında olmasını önemsiyor ama bunun kitap fuarıyla bir ilgisi olduğuna emin değilim.
Hayatın ve pazarın akışına baktığımızda, bu enflasyonla yayıncılık hayatımızın ne kadar ileri gideceği kuşkulu. Kâğıda ulaşmanın giderek zorlaştığı ve yer yer olanaksız hale geldiği bu gerçeklikte yayıncılık yapmak ve okur olarak kitaba ulaşmak gelecek zamanda daha bir güçleşecek maalesef.
