Türk edebiyatının geleneğinde yıllıklar önemli bir yer tutar. Yıllıklarda bir yılın edebi dökümü yapılır, o yıl yayımlanan eserlerden seçmeler yayımlanır, yıl içinde yaşanan edebiyat tartışmaları özetlenirdi. Yıllıklarda bir de soruşturma bölümleri olurdu. Parşömen Edebiyat olarak, yıllıkların soruşturma kısmını yaşatmak niyetiyle başladığımız ve bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız edebiyat soruşturmalarının, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için verimli bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, yayın emekçilerine, kitapçılara edebiyatımızın halini sorduk. 2023’ün edebiyat açısından daha verimli bir yıl olması temennisiyle…

Ruhşen Doğan Nar

Yıl içinde yayımlanan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğünüz kitapları, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle bir ilk kitaptan bahsetmek istiyorum. Emre Bozkuş’un Ay Kızılıydı Gece adlı deneme kitabının henüz hak ettiği ilgiyi görmediğini düşünüyorum. Bu kadar genç bir yaşta inanılmaz bir olgunlukla düşüncelerini okura sunmayı başarıyor Bozkuş. Özellikle deneme severlerin mutlaka okumasını isterim.

Plüton Kolektif’ten çıkan iki kitaptan bahsetmezsem olmaz: Melisa Parlak’tan Avunma Mekanizmasıve Kuzey Topuz’dan Arkadaş. Avunma Mekanizması, içerisinde distopik bilimkurgu öyküleri de barındıran, oldukça başarılı bir öykü kitabı. Arkadaş ise son zamanlarda okuduğum en sıra dışı ve özgün romanlardan.

Son olarak, Fihrist Kitap’ın yayımladığı Philip Francis Nowlan’a ait “Armageddon M.S. 2419” romanı üzerine birkaç şey söylemeliyim. Efsanevi Buck Rogers karakterinin doğduğu eser olması başlı başına önemli kılıyor bu kitabı. Ayrıca aksiyon dolu, sürükleyici bir tempoya sahip bilimkurgu klasiklerinden biri.

Size göre 2022 yılının önemli edebiyat ya da yayıncılık olayları nelerdi?

Pandeminin ardından kitap fuarlarının tekrar düzenlenebilmesi hem yazarlar hem de okurlar için oldukça önemli bir olay. Fakat İzmir Kitap Fuarı’nın geleneksel İzmir Enternasyonel Fuar alanında düzenlenmeyip kent merkezi dışına taşınması büyük bir problemdi. Ayrıca yayınevlerinin stant ücretlerinin yüksekliği ne yazık ki orta ölçekli ve butik yayınevlerinin fuara katılımını zayıflattı. Benzer sorunların, İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nda da yaşandığını görmek üzücü.

Türkiye’nin ilk ve tek bilimkurgu kütüphanesi Özgen Berkol Bilimkurgu Kütüphanesi bu sene ilk defa Berkol Bilimkurgu Günleri’ni düzenledi. Üç gün süren festivalde bilimkurguya dair farklı alanlarda etkinlikler oldu. Berkol Bilimkurgu Günleri’nin daha da büyümesini ve gelenekselleşmesini ümit ediyorum.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar ve eksiklikler görüyorsunuz?

Türkiye’nin en ciddi sorunu bir türlü bitmeyen ekonomik kriz. Aslında memlekette ekonomik kriz değil paylaşım krizi var. Şirketler, bankalar astronomik kârlar açıklıyorlar. Ama toplum düşük ücretler, hayat pahalılığı, zamlar ve enflasyon altında eziliyor. Bir tür asgari ücretliler cehenneminde yaşıyor gibiyiz.

Edebiyata ve yayıncılığa da ister istemez tesir ediyor bu durum. En basitinden, kitap fiyatları korkunç derecede yükseldi. Tıpkı diğer her şey gibi. Kitap satışlarındaki düşüş ciddi oranda ve yayıncılık sektörünü zorluyor. Kangren olmaya giden bir durum içerisindeyiz.