
1. Mazhar Osman’ın tespitleri yanlış: Tütün yalnızca başlangıçta uyarıcı değildir, sonra da bu özelliğini korur. Zehirlenme olasılığı vardır elbette, sütten ya da hazır yiyeceklerden zehirlenme olasılığından fazla değildir bu.
2. Tütün alışkanlık yaratır. Bazı şeylere alışmak, bana kalırsa, iyi değildir: Kafa sallamaya, alttan almaya, susmaya, duruma, durumlara. Bazı şeylere alışmak iyidir: İnsan gibi yaşamaya, onurunu korumaya, kendi sınırlarını aramaya.
Tütün yararlı bir alışkanlıktır.
3. Çünkü, uyarıcı niteliğini koruması, gövdemizde bir narkotik denge oluşmasını sağlar. Bu, mahmurluğu, şapşallaşmayı, gereksiz heyecanı önler; yaratıcı gücümüze kıvam getirir.
4. Fiziksel yararları vardır: Sindirimi kolaylaştırır; kritik anlarda kan basıncını denetler; uyumayı ve uyanmayı, hem uyardığı hem de uyuşturduğu için kolaylaştırır; yalnız insanlara, daha da yalnız kaldıkları durumlarda eşlik eder.
5. Estetik yararları vardır: Dumanı, külü, parmaklara sinen kokusu güzeldir. (Dumanından, külünden, kokusundan tiksinenler çoktur, insanların estetik anlayışları çok farklıdır. Ben, sözgelimi, Nuri İyem’in resimlerinden, Adnan Saygun’un müziğinden, Kemal Tahir’in romanlarından hiç hoşlanmam.)
6. Temelde ucuz, demokratik, insan ilişkilerini kolaylaştırıcı olduğu şüphe götürmeyecek tütün, bir zehir sayılsa bile, örneğin siyanüre göre daha fazla ve daha uzun süre işimizi kolaylaştıran bir keyif maddesidir. Zehirli olmasının bir yararı da, bir sürü boktan herife de bizim için zararlı olduğu ölçüde zararlı olmasında aranmalıdır.
Enis Batur
Bu Kalem Bukalemun, YKY, 1997, s. 155-56

Enis Batur’un sigara üzerine bir başka denemesi vardı.
“Kimse bana ‘sigarayı bırak’ demesin. Ben sabahleyin uyanır uyanmaz, daha yataktan kalkmadan üst üste iki sigara tellendirmezsem Enis Batur olmam. Başka bir şey olurum.” mealinde bir başlangıcı olan bu denemeyi keşke bir arkadaş bulsa da yerini bildirse ne iyi olurdu.
Dünyanın sıkı sigara tiryakilerini anlatan bölümde, ayaklarının kesilmesinden zor kurtulan Jean Paul Sartre ile akciğer kanserinden ölmek üzere iken bağlandığı oksijen maskesini arasıra kaldırıp bir nefes sigara çeken Meksikalı yazardan bahseden bu denemeyi Ankara’da çok yıllar önce küçük Dost’ta ayaküstü karıştırdığım bir dergide okumuştum.
O sırada sigarayı bırakalı 2 yıl filan olmuştu. Normal olarak, dehşet içinde kalıp “İyi ki kurtulmuşum şu meretten!” demem gerekiyordu herhalde.
Ama tam tersi oldu. Canım o kadar sigara içmek istedi ki dayanamayıp dışarı çıktım ve bir sigara yaktım.
Demek ki sigara alışkanlığı pek çok alışkanlık gibi mantık dışıdır. Nasihatle giderilemez.