Hatırlamanın Estetiği

Edebiyat, sadece yazıldığı dönemin bir aynası değil, aynı zamanda o dönemden bugüne süzülen bir sesler korosudur. Ancak bazen bu koroda bazı sesler, zamanın gürültüsü içinde kısılır, bazı sayfalar tozlu rafların, değişen dil beğenilerinin veya popüler kültürün hızlı tüketim çarklarının arasında unutulmaya yüz tutar.

Vacilando Kitap olarak “Yazın Terekesi” serisini hayata geçirirken, bu sessizleşmiş seslerin peşine düştük. Öncelikle seriye bir isim gerekiyordu. İsmi de geçmişten bulup getirmek de bu seriye yakışanıydı. Tereke dedik bu yüzden. Tereke her ne kadar kelime anlamıyla ölen bir kimseden kalan mal varlığı, miras demek olsa da bizim için bu kavram, bir yazarın zihninden dökülen, toplumsal hafızamızın bir parçası olan ve her okumada yeniden canlanan o büyük entelektüel mirası simgeliyor.

Bu kitaplar sadece “eski” oldukları için değil, bugünümüze hâlâ söyleyecek sözleri olduğu için bu seride yer buldular.

Edebiyat tarihimiz, sadece büyük isimlerin devasa gölgelerinden ibaret değildir. Ara sokaklarda, küçük dergi sayfalarında veya bir dönemin çok okunup sonra haksızca bir kenara itilen romanlarında saklı pek çok hikâye vardır.

Sadri Ertem’in toplumcu gerçekçi eleştirisinden Mahmut Yesari’nin ince duyarlılığına, Kenan Hulusi Koray’ın tekinsiz atmosferlerinden Osman Cemal Kaygılı’nın İstanbul sokaklarına, Muzaffer Hacıhasanoğlu’nun Anadolu kasabasından Sermet Muhtar Alus’un Büyükada’sına kadar bu seri; edebiyatımızın ana damarını besleyen ama zamanla kıyıda köşede kalmış o nitelikli anlatıları yeniden gün ışığına çıkarıyor ve çıkarmaya da devam edecek.

Okuduğunuz bu eserler, sadece bir dönem kaleme alınmış metinler değiller. Aynı zamanda bir dönemin İstanbul’unu, Anadolu’sunu, insan ilişkilerini, hayallerini ve hayal kırıklıklarını taşıyan birer zaman kapsülü gözüyle de bakabiliriz bu romanlara ve öykülere. Bizim görevimiz de bu kapsülü açmak, tozunu almak ve bugünün okuruyla, bugünün estetiğiyle buluşturmaktı.

Modern Bir Bakış, Kadim Bir Ses

Yazın Terekesi serisindeki kitapları hazırlarken sadece metne sadık kalmakla yetinmedik, aynı zamanda bu eserlerin görsel dünyasını da yeniden kurguladık. Minimalist kapak tasarımlarımızla, klasikliğin ağırlığını modernizmin yalınlığıyla birleştirmeyi hedefledik. İstedik ki bu kitaplar kütüphanenizin bir köşesinde sadece birer antika gibi durması, yaşayan, soluk alan ve tasarımıyla bugüne ait olduğunu hissettiren birer dost olsun.

Yayınevi olarak, iyi edebiyatın zamansız olduğuna inanıyoruz. Bir metnin üzerinden elli yıl da, yüz yıl da geçse, insana dair o temel özü ıskalamadıysa, her yeni kuşak için o metin keşfedilmeyi bekleyen bir hazine olarak kalacaktır.

Yazın Terekesi’nin yolculuğu bitmeyecek.

Bir kitabın gerçek hayatı, bir okurun zihninde yankılandığında başlar. Bu metinler artık sizin belleğinize, sizin kütüphanenize emanet.

Gelecek kuşaklara bırakılacak en kıymetli miras, para veya mülk değil, düşüncenin ve hayal gücünün sürekliliğidir. Biz, bu mirası derleyip toplayarak üzerimize düşeni yapmaya çalıştık, çalışıyoruz. Bu sayfaların arasından süzülen o eski ama taze sesin, hayatınızda yeni pencereler açmasını diliyoruz.

Yazın Terekesi serisi editörlerimiz Elvan Kaya Aksarı ve Mustafa Okumuş’tur. Seri kapak tasarımlarını yapan tasarımcımız Hakan Kaya ve incelikle iç tasarımları yapan ise Adem Şenel’dir.

Tozlu rafların arasından çıkıp gelen bu sese kulak verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Vacilando Kitap Yayın Kurulu