Türk edebiyatının geleneğinde yıllıklar önemli bir yer tutar. Yıllıklarda bir yılın edebi dökümü yapılır, o yıl yayımlanan eserlerden seçmeler yayımlanır, yıl içinde yaşanan edebiyat tartışmaları özetlenirdi. Yıllıklarda bir de soruşturma bölümleri olurdu. Parşömen Edebiyat olarak, yıllıkların soruşturma kısmını yaşatmak niyetiyle başladığımız ve bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız yılsonu edebiyat soruşturmalarının, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için verimli bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Soruşturmanın son sorusunu bilhassa çok önemsiyoruz. Sorunları dile getirmenin eleştiri kültürümüzün gelişmesine, birlikte düşünmeye ve giderek çözümler üretmeye varacağını umuyoruz.
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, yayın emekçilerine, kitapçılara edebiyatımızın halini sorduk. 2023’ün edebiyat açısından daha verimli bir yıl olması temennisiyle…

Yıl içinde yayımlanan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğünüz kitapları, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Eminim, buraya yazdıklarımdan daha çok vardır. Ben ilk anda aklıma gelenleri yazayım istiyorum.
Claire Keegan’ın Böyle Küçük Şeyler isimli kitabını söyleyebilirim. Kitap aslında isminin aksine oldukça büyük şeylere denk düşüyor. En derinde, ülkesinin toplumsal ve siyasi dengelerinden bahsediyor. İrlanda halkının aslında nelerle mücadele ettiğini çok net bir şekilde görebiliyoruz. Tam da bu nedenle 2022’de Orwell Siyasal Kurgu Ödülü’nü kazanmış bunun yanı sıra kitabın girişinde “Bu hikâye İrlanda’nın anne-bebek bakımevleriyle Magdalen Çamaşırhaneleri’nde acı çekmiş kadınlara ve çocuklara adanmıştır” cümlesi de bunun sağlamasını yapıyor. Seksen beş sayfalık kitap okurken adeta çoğalıp devleşiyor. Anlatmadıkları anlattıklarına dahil diyebiliriz, Keegan öylesine çok yoğun bil dil oluşturmuş.
İkinci bir kitap olarak, günümüzün acımasız ortamından bir çıkış bulamayan Henry David Thoreau’nun kaleme aldığı Walden (Ormanda Yaşam) isimli kitabı yine bana kalırsa gereken ilgiyi görmedi. Oysa modern zaman kölesi diye nitelendirilen günümüz insanına âdeta rehber bir yaşam kitabı.
Murat Erşen’in Dinozor Genç için hazırladığı 41 Filozof 41 Kavram isimli kitabı yine görünmeyen kitaplar arasında. Kitap gençlerin yanı sıra, felsefeye merak salmış, nereden nasıl başlayacağını bilemeyen herkes için, ders kitabı niteliğinde.
Size göre 2022 yılının önemli edebiyat ya da yayıncılık olayları nelerdi?
Tabii ki Annie Ernaux’nun Nobel Edebiyat Ödülü’nü alması.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar ve eksiklikler görüyorsunuz?
Kangren olmuş birkaç sorunumuz var zannımca. İlk olarak, yayınevlerinin yazarların dosyalarına olan geç dönüşleri. Bu durum, yazarları adeta yazmaktan soğutur cinsten!
İkincisi, eleştirinin olmaması. Olası herhangi bir eleştiri kırıntısında kişilerin yazınsal değil, şahsi olarak algılaması gibi bir açmaz var. Salt metin olarak değerlendirme neredeyse yok.
Son olarak, kâğıt krizi. Belki de ilk maddeye bunu yazmak lazımdı. Bir türlü kendisini oluşturamayan edebiyat ortamında kâğıt krizi ve ne olacağını öngöremiyor olmak tozu dumana kattı diyebilirim.
