Bilirsiniz, hukukun mantığa uygun olma gibi bir mecburiyeti yoktur. Bu, bütün ülkelerde böyledir. Ama hukuk hazretlerinin nadiren, o da kâğıt üzerinde ziyaret ettiği bizimki gibi ülkelerde, bu daha da böyledir. Buna rağmen, Charles Baudelaire’in “Paris Sıkıntısı” isimli kitabına aldığı “Ayna” başlıklı mensur şiiri, bana kalırsa şimdiye kadar Türkçeye hakkıyla tercüme edilmiş değildir. Bulabildiğim çevirileri tabir caizse “mot-a-mot” çevirilerdir. Bir de ben deneyeyim dedim, bakalım becerebilecek miyim. Takdir okurların.
Mehmet Aslan

AYNA
İğrenç suratlı bir adam giriyor içeri ve aynada kendine bakıyor.
Dayanamayıp soruyorum:
“Neden aynaya bakıyorsunuz ki? Aynadaki aksinizi görmek moralinizi bozmaktan başka hiç bir işe yaramaz.”
“Bana bak Bayım” diye cevabı yapıştırıyor iğrenç suratlı adam, istifini bile bozmadan, “1789 İhtilâli’nin ölümsüz ilkelerine göre, bütün insanlar eşit haklara sahiptir. Dolayısıyla, ben de aynaya bakma hakkına sahibim ve bu hakkımı kullanabilirim. Bundan zevk alıp almamak da benim paşa keyfime kalmış bir şeydir.”
Vay canına, diyorum kendi kendime, işe bakın yahu: mantıken ben haklıyım, ama hukuken adam haklı.
Charles Baudelaire
Türkçesi: Mehmet Aslan

Diğer çevirileri bilmiyorum ama güzel bir çeviri ve harika bir şiir.
Şiirin orijinalini ve diğer bazı çevirilerini aşağıdaki adreste bulabilirsiniz:
https://guzelhisarli.wordpress.com/2022/04/16/baudelairein-aynasi/
Son cümlenin diğer çevirilerine örnekler:
“Sağduyu adına ben haklıydım kuşkusuz; ama o da yasa açısından, haksız değildi.” (Tahsin Yücel)
“Ben aklın sesiyle kuşkusuz haklıydım; ama yasal açıdan adam da haksız değildi.” (Erdoğan Alkan)