Site icon Parşömen

2024 Edebiyat Soruşturması: Şeyda Başer Eroğlu

Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.

Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.

Şeyda Başer Eroğlu

2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

2024 yılı içerisinde okuduğum kitaplar arasında beğendiklerimin ilki Louis Ferdinand Céline’in Semmelweis’i (Jaguar Kitap, Eylül 2024) sanıyorum. Céline’in antisepsinin babası kabul edilen Ignacz Semmelweis’in biyografisini kaleme aldığı metin her ne kadar bir tez olsa da gerçek hayatla saf kurgunun sentezini aşacak derecede dehşet verici olaylar ve tuhaf gelişmeler içeren bir anlatı. Kitap Céline’in ilk eseri kabul edildiğinden henüz üslubunu yansıtmadığı söyleniyor fakat bence Godard’ın deyişiyle kitap “daha o zamandan edebi bir metindi[r].”

Çeviri eserler içerisinde ikincisi Donald Ray Pollock’un kaleme aldığı Knockemstiff’iydi. (İthaki Yayınları, Temmuz 2024) Eserle ilgili görüşlerimi uzun uzadıya burada anlatmak yerine Parşomen’de yayımlanan On Sekiz Vuruşta Nakavt: “Knockemstiff” yazımı referans gösterebilirim.

Üçüncüye Gassan Kanafani’nin Güneşteki Adamlar’ını yerleştirebilirim. (Metis Yayınları, Eylül 2024) Gözümüzün önünde gerçekleşen katliam beni Kanafani’ye sürükledi. Teknik bakımdan değil fakat içerik açısından Filistin’in tek kurşun sıkmamış komandosu canımı epey yaktı. Bütün eserlerini yıl içerisinde okudum. On iki Numaralı Yatağın Ölümü (Loras, Temmuz 2022) eserini de anmak isterim fakat sorunuz 2024 yılını kapsadığı için yalnızca eserin ismini zikrederek geçiyorum.

Yerli kurmaca metinler içerisinde öykü türünde kendi sesini bulmuş iki yazar keşfettim bu yıl. Fakat onları okumakta biraz geç kaldığımı itiraf ediyorum ve her iki kitap da 2023’ün son çeyreğinde yayınlandığından 2024’e dahil edilebilir gibi.

Cabir Özyıldız’ın Eski Zaman Türküsü (Vacilando Kitap, Aralık 2023) teknik açıdan yeni değilse de yazarın kendi kelimeleriyle okurun karşısına çıkması dikkate değer.

Murat K. Murat’ın Tuhaf Olan Onlar’ı (Ketebe Yayınevi, Kasım 2023) yine yukarıda bahsettiğim nedenden bu yıla yetişebilecek eserler arasında, en azından benim okuyabildiklerim içerisinde farklı bir yere koyduğum öykü kitaplarından oldu. Bu iki yazarın da eserlerinde kendi sesleri ve parmak izleri var.

Kurgudışı metinlere zaman ayırmak yaratıcılığımı beslemekle birlikte müthiş keyif aldığım zamanlar sağlıyor benim için. Bu yılı birkaçıyla taçlandırdım. Birincisi yirminci yüzyıl Türk basınının önde gelen isimlerinden Münir Süleyman Çapanoğlu’nun sağlığında kitap olarak yayımlayamadığı çalışması Esrarengiz İstanbul’uydu. (Vakıfbank Kültür Yayınları, Ekim 2024) Şaban Bıyıklı ve Mehmet Berk Yaltırık’ın emeği bu çalışma, 1920’lere uzanan yeraltı dünyasını, kabadayıları, külhanbeylerini, batakhaneleri, meyhaneleri ve gazinoları anlatıyor. Oldukça zevkle okuduğum bir kitap oldu açıkçası.

Kurgudışı eserler içerisinde en iyi öykü yazarlarının metinlerine yakından bakan Yağmur Altında Yüzmek (Delidolu, Mayıs 2024) 2017 Man Booker ödüllü George Saunder’ın Syracuse Üniversitesi’ndeki öğrencilerine verdiği derslerden yola çıkılarak hazırlanmış bir başucu kitabı.

Yine dosyam için kaynak tararken inceleme fırsatı bulduğum Cadılık ve Büyü Tarihi (Kronik Kitap, Kasım 2024) Sümer’den Harry Potter’a uzanan yolculukta okuru cadı kazanının yanına davet ediyor.

Beğendiğim bir diğer kurgudışı eserse Priscilla Mary Işın ve Merete Çakmak’ın hazırladığı Anadolu Kuş Adları Sözlüğü (Alfa Yayınları, Eylül 2024). Yeni çalışmamda yararlandığım, meraklısı için harika bir eser.

Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Bana göre bu yıl birkaç önemli edebiyat olayı vardı. Belki en inanılmazı Yavuz Ekinci’nin on yıl önce yayımlanan Rüyası Bölünenler’inin 7 Şubat 2023’te CİMER’e yapılan bir şikâyetin ardından toplatılması, yazarın yargılanması, kurmaca bir metnin ve o metnin karakterlerinin gerçek hayatta hâkim karşısına çıkmasıydı.

Gözlerime inanamadığım diğer bir durumsa kanlı katliam yasasının onaylanmasına yakın yahut onaylandıktan sonraki süreçte bazı yazanların bu dehşet verici kararı desteklemesi, alenen katliamın propagandasını yapmasıydı. Çünkü bana göre tabiata düşman birinin bırakın sanatçı olmasını insan olması bile mümkün değildir.

Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?

Pek çok dergiyi düzenli değilse de takip ediyorum. Geçtiğimiz dönemlerde Notos, Postöykü, Kitap-lık, Olağan Hikâye, Sözcükler gibi bazı matbu dergilere yıllık abone oluyor, takip ediyordum. Bu yıl fırsat buldukça dijital dergileri okumaya çalışıyorum. Gerçi bahsettiğim kimi dergiler dijital olarak da yayımlanmaya devam ediyor. Öykü Gazetesi, Edebiyat Ortamı, İshak Öykü, Parşomen, Yük, Altıyedi, Edebiyat Burada, Edebiyat Haber, Okur Dergi, K24 Kitap, Güfte Edebiyat, Daima Edebiyat yazılarını okuduğum, aklıma gelen dergilerden ya da dijital yayınlardan bazıları.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Pek çok sorun var. Nitelikli okur sayısının artmaması, okurun ekonomik nedenlerle kitaba ulaşmasının güçleşmesi, kimi yayınevlerinin büyük kitap fuarlarında yer bulmasının fuar masrafları nedeniyle mümkün olmaması, edebî metinlerin değerinin satış rakamlarıyla ölçülmesi, yazarın sosyal ilişkilerinin yazdıklarının değerini belirlemesi yahut belirlediği algısı, yayın emekçilerinin görünmez kılınmaya çalışılması, emeklerinin karşılığını almayı bırakın yaşamını sürdürecek temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacağı ücretlere mahkûm edilmesi, sosyal medya linçleri, eleştirinin olmayışından yakınılırken eleştirildiğinde ortalığın karışması, kimi edebiyat dergilerindeki editöryal sorunlar, tüm bu saydıklarımdan daha can sıkıcı olansa ülke atmosferinin gün geçtikçe boğucu, saldırgan bir sisle örtülmesi, bireyin, sanatçının kendini ifade etmesinin engellenmesi.

Umarım yeni yılda barış içinde, pek çok sorundan kurtulmuş bir ülkeye uyanırız hep birlikte.

Bu yılki soruşturmada görüşlerime yer verdiğiniz için teşekkür eder, sayfalarında kalemime yer bulduğum Parşömen’e nice on sekiz yıllar dilerim.

Exit mobile version