Site icon Parşömen

Yazarak Büyümek ve Çocukluğa Dönmenin Yolları | Berna Özpınar Gümrükçüoğlu

Alejandro Zambra, Şili’de doğmuş, Güney Amerika’nın son yıllarda yetiştirdiği önemli yazarlardan biri. Onunla Türkçede Çiğdem Öztürk’ün çevirdiği ilk romanı Bonzai (2006) ile tanıştık. Halen Çiğdem Öztürk’ün yanısıra Saliha Nilüfer ve Seda Ersavcı’nın da çevirileri ile Zambra’nın her yeni kitabını, yayınlanmasının hemen ardından, sıcağı sıcağına okuyabiliyoruz. 2010 yılında Granta’nın İspanyolca yazan en iyi yirmi iki romancı arasında gösterdiği isimlerden biri olan Zambra, her kitabında okurunu şaşırtan yenilikçi bir yazar. Yazdıklarını bilinen edebi türlerin içinden tek biriyle tariflemek pek mümkün de değil.

Eve Dönmenin Yolları’na roman içinde roman diyebilirken, Çocukluk Edebiyatı için de anı, mektup, şiir, deneme ve öykülerle kurulan otobiyografik roman tanımını kullananlar var. Bu iki kitabın yazar Zambra’yı ve onun yazma sıkıntılarını, konularını, arayışını, temel aldığı, etrafında dönüp durduğu sorunların en iyi anlatan eserleri olduğunu söyleyebiliriz.

Alejandro Zambra

1975 doğumlu olan Zambra, dünyada demokratik yollarla iktidara gelen ilk sosyalist hükümet olan Salvador Allende hükümetinin 1973 yılında askeri bir darbeyle devrildiği ve Şili’nin on altı yıl boyunca üç binden fazla ölüm veya kayıptan sorumlu olan Pinochet’in askerî diktatörlüğüyle yönetildiği yıllarda henüz çocuktur. Yazdıklarından anladığımız kadarıyla ülkesinde bu yaşananların ilk elden tanıkları arasında kendi ailesi yoktur.

Duyular, edebi eserlerde de yapılan tasvirler, konuşmalar, açıklamalarla dünya ve dünyadaki yerimiz hakkında bilgi vermek için birlikte çalışır. Görme, işitme, dokunma, tatma ve koku bildiğimiz beş duyumuzdur. Zambra ise sanki daha çok bunlara eklenen denge, iç algılama duyularımızı öne çıkararak yazıyor. Bu yolla Zambra’nın yazdıklarında Şili’nin askeri diktatörlük altındaki geçen yıllarının yarattığı sosyal ve kültürel felcin izlerini görürüz. Yazdıklarında geçmiş ve şimdi çok kez birbirinin içine geçer. Nitekim, Eve Dönmenin Yolları’nda Pinochet diktatörlüğü ve ardından gelen demokrasi olmak üzere, iki katmanlı ve birbiri içinde değişen Şili’de yaşananları ve bireyin bunlardan kaynaklanan politik ortamla ilişkilenmesini görüyoruz.

Bu romanda geçmiş ve bugün öylesine birbirine içinde ki, anlatıcı bazen küçük bir çocuğun gözünden bakıp anlatıyor yaşadıklarını, bazen bir yetişkinin, bazen de an itibariyle bu romanı yazdığını öğrendiğimiz bir yazarın bakış açısıyla öğreniyoruz olanları.

Kitap eğlenceli ve sade diliyle akıveriyor ama bu çoklu karakter ve zaman geçişleri okumayı zorlaştırıyor da. Ancak bu durum, yazarın Serbest Kürsü’den seslendiği, Şilili Şair’de ruhunu ortaya koyduğu, Belgelerim, Ağaçların Özel Hayatı, Okumamak ve Çocukluk Edebiyatı ile hep yaptığı bir şey. Bununla yazar, geçmişin bugünde mi, bugünün geçmişte mi olduğu sorusunu akla getiriyor.

Eve Dönmenin Yolları’nın girişinde 1985’te bu bölümün anlatıcısı daha küçük bir çocukken yaşanan Şili depremi var. Anlatıcı kitabın ilerleyen sayfalarında bu deneyimin onda bıraktığı izleri şöyle açıklıyor: “O zamanlar ölüm benim gibi çocuklar için görünmezdi, çıkıyorduk, o büyülü geçitlerde korkusuzca koşturuyorduk, tarihten muaftık. Deprem gecesi, her şeyin tepetaklak olabileceğini ilk kez düşündüğüm geceydi. Şimdi bunun farkında olmanın iyi olduğunu düşünüyorum. Her an bunu hatırlamanın gerekli olduğunu.” (s.144).

Zambra Eve Dönmenin Yolları’nı “Yardımcı Roller”, “Ana Baba Edebiyatı”, “Çocukların Edebiyatı” ile “Biz İyiyiz” adlı dört bölümden oluşturmuş. Bu yazdıklarında bir anlamda çocuk gözüyle algılanan / algılanamayan dünyanın yetişkinlikle birlikte nereye evrildiğini gösteriyor. Burada anne-baba ilişkisinin çocukluk ve sonrasındaki dönüşümünü izleyebiliyoruz. Aile bir kurum olarak ve de bir birlik türü olarak yazarın temel ilgi odaklarından bir tanesi.

Yıllar sonra yazdığı Çocukluk Edebiyatı’nda ise bu kez artık kendisi ebeveyn olmuş ve çocukluk, gençlik, yaşam hakkında görüşleri oturmuş, yazma serüveni devam eden bir yazar. Bu kitabının “Çocukluk Edebiyatı”, “Çocukluğun Çocukluğu”, “Mavi Gözlü Haydutlar” ve “Oğluma Not” bölümlerinde ebeveynlik çelişkilerini, evlat olarak büyüyüp yaptığı özeleştiri ile içindeki okumak ve yazmaya iştahlı çocuğun dönüşümünü görüyoruz. Zaten kendisi yine Eve Dönmenin Yolları’nda “Okumak yüzünü kapamaktır. Yazmaksa yüzünü göstermek.” diyordu. Kitaplar boyunca pek çok kez Zambra’da bu değişimin izlendiği görülür.

Yine Zambra’nın yazdıklarında sıkça rastlanan bir izlek de iki kişi arasında, iki sevgili arasında hep olan ve aşılamayan o mesafe konusudur. Bu Bonzai’de ve Şilili Şair’de özellikle hikâyenin kendisi olarak okurun karşısına çıkıyor. Nitekim Eve Dönmenin Yolları’nın son bölümünde bunu çok güzel anlatır:

…Öylece çıktık, herkes kendi yoluna.

Eve gelince Eme’nin sözlerini düşündüm. Haklı olduğunu düşündüm. Az biliyoruz. Eskiden daha fazlasını biliyorduk, çünkü yargılarla, kesin fikirlerle ve kurallarla çevriliydik. O kuralları seviyorduk. Gerçekten sevdiğimiz tek şey avuç dolusu saçma kurallardı. Şimdi her şeyi anlıyoruz. Özellikle de bozgunu anlıyoruz.

Bunu gerçekten zengin bir anlatım şekliyle ifade etmiştir. Zira iç içe bir anlatımla hem kurgu ürünü anlatıcı hem de yazar hayatlarının bazı ortak noktalarda birileriyle kesiştiğini, fakat hiçbir zaman tam manasıyla birleşmediği, dolayısıyla da “biz” olamadıkları gerçeğiyle yüzleştirir. Zambra’ya göre iki kişi aralarında her zaman bir mesafe vardır ve görünmez olan bu mesafeyi ikisi de bütünüyle aşamaz ve kadınla erkek bu yolla birbirlerine varamazlar. Bu bir umutsuzluk, kavuşamama yazını değildir. Çünkü başka başka yerlerde, başka başka anlatılan karakterlerle tüm yazılanların sonunda (adına roman dersek romanın sonunda) döndüğümüz aslında hep kendi hikâyemiz olur.

Bir okurun sevdiği bir yazarın eserlerini takip etmesi de ayrı bir serüvendir. Zambra şimdiye kadar bizi yukarıdaki konularda çokça çocuklukta, ailede, sevgili olmakla gezdirdi ve bize kendi hikâyelerimize oralardan baktırdı. Bakalım yeni yazacaklarında yine bunlardan mı söz eder, bizi neyle nasıl şaşırtır, yakında görmeyi umalım.

Berna Özpınar Gümrükçüoğlu

Exit mobile version