Site icon Parşömen

Çevirmenine Sorduk: Elif Kolcuoğlu ve “Ağırbaşlı İki Hanımefendi”

Jane Bowles’un Ağırbaşlı İki Hanımefendi adlı romanı Odipa Yayınları tarafından yayımlandı. Kitabı, çevirmeni Elif Kolcuoğlu ile konuştuk.

Elif Kolcuoğlu

Ağırbaşlı İki Hanımefendi’yi çevirmeye nasıl karar verdiniz?

Ağırbaşlı İki Hanımefendi, ‘96’da Türkçede ilk kez yayımlandığında alıp okumuş, çok etkilenmiştim. Yıllar içinde sık sık özgün metne geri döndüm, etkisini yitirmedi. Odipa’yı kurarken çıkarmayı tasarladığımız ilk kitaplardan biriydi zaten.

Çevirmen olarak kendinizden kısaca bahseder misiniz? Ne tür kitaplar çeviriyorsunuz? Yazarlara sorulur, biz de çevirmen olarak size soralım: Bir çeviri rutininiz var mı?

Aslen çevirmen olduğumu söyleyemem. Yayıncılık için de geçerli olacak şekilde meraklı, hevesli ve ne kadar süre geçerse geçsin yolun başında olduğumu düşünmek hoşuma gidiyor. Sayenizde saydım, henüz çevirdiğim sekizinci kitapmış. Bir rutinim varsa, güneş doğmadan masa başında olmak.

Ağırbaşlı İki Hanımefendi’nin çevirisine gelelim. Nasıl bir süreçti, ne kadar sürdü, ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Yayınevine teslim edilen çeviri daha yalnız bir çabanın ürünü, basılmış çeviride editörün, redaktörün büyük katkıları var, dolayısıyla herkesin hakkını teslim etmek isterim. Bu işe kalkışmadan önce metni meğer zihnime çevirmeye başlamışım zaten, zorlanmadım, çok keyif aldım. Yazarın ciddiyetini bozmadan yaptığı mizahını doğru aktarabildiğimi umuyorum, o kısmına epeyce kafa yordum.

Çevirmeden önce okuduğunuz, sevdiğiniz, aşina olduğunuz bir yazar mıydı Jane Bowles? Yoksa çevirmeye karar verdikten sonra mı tanıdınız?

Jane Bowles’u çok seviyorum, hayatıma nüfuz edebileceği yaşta tanıştığım için kendimi şanslı sayıyorum. Okurla tekrar buluşturmayı bunun için de istedik, bence çok güçlü, çok yaratıcı, çok muzip, çok yetenekli bir yazar.

Jane Bowles orijinal dilinde nasıl bir yazar sizce? Dil kullanımı, üslubu, öne çıkan özellikleri neler?

Yukarıda bahsettiğim gibi sessiz mizahı, keskin gözü sade demekte sakınca görmediğim metnini müthiş kıvraklaştırıyor.

Çevirmen olarak kitapta sizi özellikle çok etkileyen bir bölüm var mı? Varsa hangisi ya da hangileri?

Her şeyi sonu için hazırlamış. Hem dokunaklı hem de komik.

Exit mobile version