Site icon Parşömen

2025 Edebiyat Soruşturması: Yaşar Ercan

Parşömen’in 7 yıldır sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Bu yıl da okurlara, yazarlara, yayın emekçilerine ve akademisyenlere yönelttik sorularımızı.

İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.

Yaşar Ercan

2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Salyangoz ve Tornavida (Profil Kitap): Veysel K. Tur’un ilk romanı 2025’in yayımlanan ilk kitaplarından sanırım. Roman, günümüzde pek rastlamadığımız bir cesaret örneğiyle keskin bir hayalperestliği bir köpeğin gözünden okura aktarıyor. Sekiz farklı bölüm ve sekiz farklı karakterin bir odakta buluştuğu kitap, yoğun melankoli ve duygusal karmaşa içinde kendilerini bulmaya çalışan benzemezlerin iç dünyalarını aksettiriyor. Modern tutunamayanlar olarak okunabilen karakterler hayallerle gerçekleri karıştırarak kendi yaşamlarının anlamını arıyorlar. Bu yönüyle bana okunası geldi.

Kozmos Buradan Geçer (Profil Kitap): Sin Edebiyat dergisinde Portekizce ve İngilizce çevirilerinin yanında şiirleriyle emek veren İbrahim Ercan’ın ilk şiir kitabı. Bu kitabı yalnızca şiir kitabı olarak görmek haksızlık olur. Zira insana hayal kurduran, düş gördüren, zihinsel bir yolculuğa çıkaran imgelerle bezeli, hatta imge fotoğrafçısı olarak kendini gösteriyor. Okurunun zihnine mutlaka birkaç imge tohumu bırakıyor.

Dünün Geleceği Yok (Metinlerarası Kitap): Yine bir ilk kitap fakat bu kez öykü türünde. Kitabın yazarı çeşitli dergilerde rüşdünü ispatlayıp günümüz Türk öykücülüğüne bir pencere açan Gönül Ocak. Gönül Hanım’ın olaylara bakışı ve karakterlere yüklediği kişilik özellikleri ince bir düşünce yapısının eseri olmakla kalmıyor okura bunu her satırda sezdiriyor. Emek yoğun metinlerin yazın edinimleri bana her zaman daha anlamlı ve değerli geldiğinden Dünün Geleceği Yok’un adını anmak istedim.

Sardunyalar Güneşe Bayılır (Sel Yayıncılık): Başak Arslan’ın ne anlattığı, nasıl anlattığı kadar önemli. Zira insan ilişkilerini etkileyen irdeleyen kitabında odağa aldığı şey insanın ta kendisi. Bu kitapta anahtar kelime benim için bağ kurma. Okurken bağ kuracağınıza eminim.

Kırık Otlar Çağı (Klaros Yayınları): Eyüp Erhun Köse’nin okuduğum ilk kitabı bu. Görmezden gelinen çocukların hayal kırıklarından yaratılan sessiz bir dünyada filizlenen öyküler; ötekilerin, geride bırakılanların yaşama katılma çabalarının anlatısı. Yazarın, çocukların iç dünyasına bu denli hassas yaklaşması ilgimi çekti.

Bunların haricinde ise günümüzün önemli yazın emekçisi Hülya Soyşekerci’nin kadın yazarların varoluş mücadelesini anlattığı -bana göre önemli bir kaynak- Edebiyatımızda Kadın Yaratıcılığı (Vapur Yayınları) kitaplıklarda bulunmalı.

Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?

Bir yayınevi çevirmeninin metnin orijinalinden keyfine göre çıkardığı paragrafları ya da çok ünlü yazarların intihal tartışmalarıyla mahkemelik olduklarını saymazsak üzerinde konuşulacak herhangi bir konuya rastlamadım.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Bence edebiyat ortamımız diye ortak bir ortam yok. Grupların edebiyat ortamları var, tabii o da ne kadar varsa. Bu bir sorun mudur bilmiyorum ama genel olarak kendi yankı odasına kapanmış bir yazar ortamından söz etmek mümkün. Kendi sesinden başka ses duymayan yazarın yaratıcılığı da anlatıcılığı da kısırlaşıyor. Okuduğum metinlerde bir mesaj verme kaygısıyla benzer konuların hemen hemen aynı anlatım biçimiyle aktarılmasından sıkıldım. Gerçi sıkılma konusunda yalnız değilim sanırım, zira yayınevlerinin Latin Amerikalı vasat yazarlara yönelmesi de benzer bir sıkkınlıktan kaynaklı bence.

Exit mobile version