Site icon Parşömen

2025 Edebiyat Soruşturması: Çağla Çinili

{"remix_data":[],"remix_entry_point":"challenges","source_tags":["local"],"origin":"unknown","total_draw_time":0,"total_draw_actions":0,"layers_used":0,"brushes_used":0,"photos_added":0,"total_editor_actions":{},"tools_used":{},"is_sticker":false,"edited_since_last_sticker_save":false,"containsFTESticker":false}

Parşömen’in 7 yıldır sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Bu yıl da okurlara, yazarlara, yayın emekçilerine ve akademisyenlere yönelttik sorularımızı.

İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.

Çağla Çinili

2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Herta Müller – Soluk Salıncağı (Siren Yayınları): Dil, çeviri ve doğru örülen kurmaca çatısının, pek bilinen bir döneme dair klişe olabilecek bir hikâyeyi nasıl parlatabileceğini bir kez daha takdir ettiğim bir romandı. Çok etkilendim. Gerçekten.

Rob Reich – Bağışın Adaleti – Hayırseverliğin Demokrasi İle İmtihanı (Koç Üniversitesi Yayınları): Uzun süredir sosyal devlet anlayışından gün be gün uzaklaştığımız toplumumuzun sürekli birbirine emanet edilen bireyleri olarak beynimi oyan birtakım fikirlere dair aydınlatıcı bir kitaptı. Çok keyif aldım, ofisimdeki kütüphanemin baş köşesine koyuverdim.

Mariana Enriquez – Kasvetli İnsanlar İçin Güneşli Bir Yer (İthaki Yayınları): Psikolojik alt yapısı çok kuvvetli bir romandı. Üzerine haricen yazacağım için burada uzun uzun bahsetmek istemiyorum : )

Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?

1- Boykotlar sonrası çakılan satış oranları sebebiyle yayınevlerinin dosya kabul politikalarına ilişkin kartların baştan dağıtılması bence bu senenin en önemli edebiyat gündemiydi. Gördük ki tekelleşmiş zincir kitapçılar esasen büyük bir satış yükünü sırtlıyorlarmış. Mevcut şartlarda piyasada ayakta kalmaya çalışan sahaflar ve tek şubeli kitabevlerinin ne derece büyük bir cesaret ve zorlukla işlerini yaptığını ne kadar takdir etsek azmış… Diğer yandan yayınevlerinin iyi edebiyat ile satacak edebiyat arasında nasıl bocaladığını da gördük. Her yayınevi yeni ve yansıtmaya çalıştığından daha gerçekçi bir pozisyon almak durumunda kaldı. Bunun sonucunda çok büyük paralarla transfer edilen çoksatar yazarların eserlerinin niteliğine dair yapılan iyi&kötü yorumlar yanında yeni dosyalarını yayınevlerine yollayan yeni yazarların daha iyi yazma ya da yayınevi politikasına daha uygun şekilde yazma serüveni de dikkatlerden kaçmamalı. Bu krizin göbeğinde butik yayınevleri için yeni fırsatların doğacağından da şüphem yok. Kısacası hiçbir şey 2020-2024 arasındaki dönemde olduğu gibi olmayacak. 2025 ile birlikte edebiyatta yeni bir dönem başlıyor diye düşünüyorum.

2- Kıraathane’nin kapanıyor oluşunu muhakkak anmak isterim… 2025’in bir “kapanışlar yılı” olmasının en belirgin ve hüzünlü hadiselerinden biriydi.

3- Bu ağustos ayında bizi çarpan yeni metoo dalgası sonrasında Kadın+ Edebiyatçılar platformunun kurulması ve sektördeki eril anlayışın verdiği zararlara karşı birlikteliğin en güzel hallerinden birini deneyimliyor oluşumuz da oldukça önemliydi.

4- Bit Palas’a dair devam eden hukuki sürecin “intihal” kararı ile sonuçlanması epey önemliydi ve bana fikri sınai haklara dair hepimize yeni bir kapı açacağını düşündürdü.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Herkesin üzerinde ülkenin içinde bulunduğu durumun ağırlığı var. Birçok şeye hevesimiz yok, hayatımızda kutlanacak şeylerin sayısı da giderek azalıyor gibi… Kitlecek psikolojimizin travma üstüne travma ile iyice bozulması sonucu güzel şeyler üretecek bir enerjiyi bulmamız güçleşti. Edebiyat ortamımız artık politik olarak dışlanan “boşa okumuşlar” grubu sayılıyor. Bunca ekonomik, politik ve sosyal baskı altında bir de elimizdeki tek dalın bize külfet görülmesi insan olarak hepimizi yoruyor. Biraz neşeye ve umuda ihtiyacımız var. Güzel şeyleri kutlamaya ve güzel şeyleri paylaşarak çoğaltmaya ihtiyacımız var.

2026 hepimiz için umut ve heyecan dolu olsun dilerim.

Exit mobile version