Site simgesi Parşömen

2025 Edebiyat Soruşturması: Ümit Güçlü

Parşömen’in 2019 yılından beri sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. 2025’te hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Bu yıl da okurlara, yazarlara, şairlere, çevirmenlere yönelttik sorularımızı.

İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.

Ümit Güçlü

2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Çevrilmesini beklediğim iki kitap bu yıl içinde çevrildi. Birincisi Fernanda Melchor’un Kasırga Mevsimi romanıydı. İkincisi Alejandra Pizarnik’in şiirleri, Delilik Taşı adı ile yayımlandı. Her ikisi de beklediğim düzeyin altındaydı. Melchor’un diğer romanlarının da çevrileceğini düşünüyorum. Hakeza Pizarnik’in de diğer şiirleri çevrildiğinde değerlendirmeyi daha doğru yapabiliriz. Bu yıl okuduğum birçok kitap içerisinde en iyileri ya da en beğendiklerim diye bir sıralama yapmıyorum fakat bu ikisi aklımda kalan iki kitap olmuş.

Niyazi Berkes, Türk Düşününde Batı Sorunu

Berkes’in bu kitabı daha önce çıkmış mıydı bilmiyorum fakat bu yılki baskısını okudum. Bizim büyük hikâyemizin trajedi noktalarını yakalayan bir akademisyen Berkes. Doğru söylediği için kovulan isimlerden. Ekonomi kökenli olması, modern bir cumhuriyet kurma sürecimizde yaptığımız yanlışları görmemizi sağlıyor.

Enis Batur, Cinlerin İstanbulu

Bu kitap daha önce yayımlanan fakat 2025’te genişletilerek yeniden yayımlanan kitaplardan biri. Enis Batur benim tüm kitaplarını okumaya çalıştığım yazarlardan. İstanbul’da onun rehberliğinde dolaşmak keyifli ve ilham verici.

Barış Özkul, Düşüncenin Uğursuz Kaderi / Toplumsal İdeolojilerin Aynasında Edebiyat ve Sanat

Barış Özkul’un kitabı, 2024’ün son aylarda yayımlanan kitaplardan biriydi. Birikim.com’da yayımladığı yazıları ile tanımıştım Barış Özkul’u. Ele aldığı konuyu tarihsel boyutu ile kavrayabilen ve eleştiri nesnesi yaptığı yazarlara yaklaşımındaki eleştirel mesafeyi koruyabildiğini düşündüğüm bir isim. Kaynaklarını geniş tutabilmesi de başka bir yerde bulamayacağımız bağdaştırmaları sağlıyor. Okuduktan sonra, kendinize göre okuma listeleri de çıkarabiliyorsunuz.

Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?

Aklımda kalan, “üzerinde konuşmaya değer” bir olay, Cervantes Enstitüsü Başkanı Luis García Montero ile İspanya Kraliyet Akademisi arasında başlayan tartışmaydı.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Geçtiğimiz yıllarda da bu soruya aynı cevabı vermiştim. Nitelikli bir okur profilinin olmaması en temel sorunumuz.

Bu tespiti şöyle yapıyorum: Okunmaması gereken kitaplar çok fazla satış rakamları görüyor.

Okunması gereken kitaplar ise bin, iki bin kişi tarafından okunuyor. Bu tespiti bir adım ileri götürdüğümüzde, bizim toplumumuzun hâlâ bir okuma kültürü oluşturamamasına geliyoruz. Yabancı yazarları daha fazla sevip, aradıkları şeyin orada olduğu yanılsamasına kapılıyorlar. Yazarın yabancısı yerlisi olmaz elbette. Kast ettiğim şey başka şey.

Elbette, nitelikli dediğimiz kitaplar kendilerine 1 milyon okur bulsalar her şey anında değişmeyecek fakat değişecek şeyler edebiyatın diğer sorunlarının “katlanılabilir” sorunlar olarak kalmasını sağlayacak. Yayınevindeki nitelikli personel artacak, yayınevi sayısı artacak, kitabın dağıtım sorunu aza inecek, bağımsız yazar ve eleştirmenlerin sayısı artacak, edebiyatın yaşamı dönüştürücü gücü artacak kısacası diğer sorunlar hafifleyecek.

Sorunlar çok fakat bunları kısa kısa anlatmak yerine üzerine denemeler yazmak bana daha doğru geliyor.

Teşekkür ederim.

Mobil sürümden çık