Parşömen’in 7 yıldır sürdürdüğü soruşturmalara verilen yanıtların edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Bu yıl da okurlara, yazarlara, yayın emekçilerine ve akademisyenlere yönelttik sorularımızı.
İyi kitaplar okuyacağımız bir yıl olsun 2026.
2025 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiğiniz beş tanesini, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Beş tane yazmak gerekince strese girdim : )
Öyleyse her türden en beğendiğim kitapları paylaşayım.
Ayşegül Savaş’ın Yeşim Seber çevirisiyle İş Bankası Yayınları’ndan yayımlanan romanı Beyaza Beyaz, bu yılın en beğendiğim romanlarından oldu. Ayşegül Savaş’la tanışmanın memnuniyeti bir yana metindeki zariflik, derinlik ve bununla birlikte açtığı kocaman empati alanı gönlümde yerini buldu.
Cabir Özyıldız’ın, Vacilando’dan çıkan, Dünyanın Bütün Karıncaları’nda topladığı öyküleri; Eski Zaman Türküsü’nde olduğu gibi hırpalayıcı bir tavırdaydı. İçte hicran yaratan, hırpalayacağını bile bile elime aldığım ve çok sevdiğim bir öykü kitabı oldu.
Asuman Susam’ın, Everest Yayınları’ndan çıkan, Kalbi Hızlandıran Şeyler’de, “yeni bir başa dönmeden/ kapılarını hatırla yeryüzünün ve bedenin” diyerek topladığı şiirleri… benim için çok kıymetli şiirlerdi.
Denemede iki kitap ismi verip ilk beşimi tamamlamış olacağım. Banu Yıldıran Genç’in Notos’dan çıkan ve çıktığı dönem itibariyle bir cam açıp, nefes almışız hissi yaratan yani bu yönüyle de kıymetli olan Yan Yana Durduğumuz Zamanlar, yas, annelik ve içerisinde yer verdiği şahane kitaplarla çok sevdiğim bir kitap oldu. Metinlerdeki dayanışma biçimi kitabın yayımlandığı dönem itibariyle de okurlara omuz vererek kendini gerçekleştirdi diye düşünüyorum.
Ve Meltem Gürle… bu yıl Can Yayınları’ndan çıkan İrlanda Defteri, en az Kırmızı Kazak kadar beni etkileyen denemelerden oluşmuştu. Kitabı bitirdikten sonra defterime şöyle bir not almışım: “Meltem Gürle… ne diyebilirim ki, nasıl bu kadar inanılmaz bir kalem? Okuduklarımı, anlatımının içtenliğini o kadar yükseklerde yaşıyorum ki şu an!” Evet, Meltem Gürle’nin adını her duyduğumda / gördüğümde o içsel metinlere ve yükseklere geri dönüyorum. İyi ki var.
Size göre 2025 yılının önemli, dikkat çeken, üzerinde konuşmaya değer edebiyat olayları, konuları nelerdi?
Çok güzel çalışmalar oldu bu yıl bence. Hülya Soyşekerci’nin Edebiyatımızda Kadın Yaratıcılığı adıyla hazırladığı ve birbirinden önemli isimlere yer verdiği çalışması oldukça ufuk açıcı ve kıymetli. Yine Hülya Soyşekerci ve Barış İnce’nin hazırladığı Öykü Atlası; öykü ve çözümlemelerle hazırlanmış derin bir kaynak niteliğinde. Bahriye Çeri’nin hazırladığı İstanbul Edebiyat Haritası, bellek ve keşif adına açıp açıp incelemelik bir çalışma.
Sevindiğim birkaç ödül oldu bir de. 2025 İlhan Berk Şiir Ödülü’nün, Dimdik Bakma Rehberi’yle Oğulcan Kütük’e verilmesi; Antalya Edebiyat Günleri’nde, Dünyanın Bütün Karıncaları’yla en iyi öykü kitabı ödülünün (ödülü Özlem Dikeçligil ile paylaşmıştır) Cabir Özyıldız’a verilmesine sevindim ve yerinde buldum naçizane.
Ayrıca Nobel Edebiyat Ödülü’nü de okuyup beğendiğim bir yazar aldı. (Bu çok sık olmuyor)
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Atölyeler nereye gidiyor diye düşünüyorum; bunu eleştirel bir yerden değil gerçekten bilmeyişimden sorguluyorum. Atölyelerin bu kadar çoğalması, nitelikli / niteliksiz ayrımını silikleştiriyor mu? Dediğim gibi bilmiyorum, herhalde sonuçlarını görmek için de henüz erken.
Garip bir linç algısı yaratıldı son dönemde bir de. Usta yazarların kitapları beğenilmediğinde linçlenmiş addedildiğini görüyoruz. Bu bana oldukça anlamsız geliyor çünkü metin, usta bir yazarın elinden çıkmış olsa da her okurun beğenmeme hakkı mevcut; bu beğenmeyiş usta yazarın ustalığına zeval getirmiyor. Bu nedenle körü körüne ve kaos besleyici savunular yapmaktansa, saygı çerçevesinde sağ duyulu ve aklıselim yazılar ve tepkiler görsek daha anlamlı olacak sanki her şey.
Her şeye rağmen bu yıl da okuduk, güzel şeyler okuduk, iyi ki okuduk. Davetiniz için çok teşekkür ediyorum ve 2026’nın her anlamda daha vicdanlı ve daha saygılı geçmesini diliyorum.
