
Daha genç ve kırılgan olduğum yaşlarımda babamın verdiği bir öğüt, o günden beri aklımdan hiç çıkmaz. “Birisini eleştirmeye kalkıştığında,” dedi bana, “şu dünyada her insanın senin sahip bulunduğun ayrıcalıklara sahip olmadığını hiç aklından çıkarma.” (Fadime Kâhya)
Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hâlâ küpedir kulağıma. “Ne zaman,” demişti, “birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkânlarında gelmemiştir dünyaya!” (Can Yücel)
Daha genç olduğum ve daha kolay etkilendiğim yaşlarda babamın bana verdiği bir öğüt, o gün bugündür hiç aklımdan çıkmaz. “Birini eleştirmeye kalktığında,” demişti, “herkesin seninle aynı imkânlarla dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir.” (Hasan Fehmi Nemli)
Çok genç ve toy günlerimde babamın verdiği bir öğüt aklımdan hiç çıkmadı. “İçinden ne zaman birini eleştirmek gelse,” demişti, “bu dünyada herkesin senin sahip olduğun üstünlüklerle doğmadığını anımsa, yeter.” (Püren Özgören)
Daha genç ve kırılgan olduğum yaşlarımda babam, bana o günden beri kafamın içinde sürekli döndürüp durduğum bir nasihatte bulundu: “Birini eleştirmek arzusu duyduğun her seferinde,” dedi bana, “bu dünyadaki herkesin senin sahip olduğun imkânlara sahip olmadığını hatırla.” (Can Erhan Kızmaz)
Daha genç ve hassas olduğum yıllarda, babamın bana verdiği şu öğüt hep kulağıma küpe olmuştur: “Birini eleştirirken şunu sakın unutma; bu dünyadaki hiçbir insan senin avantajlarına sahip değildir!” (Lale Yüce)
Henüz genç ve toy olduğum yıllarda babam, aklımdan hiç çıkmayacak bir öğüt vermişti bana. “Birini eleştirmeye kalkıştığında,” demişti, “bu dünyada herkesin senin sahip olduğun imkanlarla doğmadığını hatırla, yeter!” (Müge Günay Güran)
Çocuklukta pek safken, babam bugün dahi aklımdan çıkmayan nasihatlerde bulunurdu. “Herhangi birini eleştireceğin zaman dünyadaki bütün insanların, senin sahip olduğun ayrıcalıklara sahip olmadığını hatırla!” demişti bir defasında. (Ayşe Nur Buğalı)

