Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.
Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.
2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Marilynne Robinson’un Evlerden Uzak’ını ve Richard Powers’ın Her Şeyin Hikâyesi’ni gözüm kapalı herkese tavsiye ederim. Her iki roman da insanı ve dünyayı farklı yerlerden alıp aynı noktaya getiriyor: Edebiyattan neden hâlâ medet umuyoruz sorusuna cevap veriyor. Mahir Ünsal Eriş’in sadeleştirerek günümüz Türkçesine aktardığı Pertev Şevket’in Yankesiciler Kraliçesi ve Kırmızı Köşk’ün Esrarı ise tam bir hazine. Erken dönem edebiyatımızla ilgilenen okurun asla kaçırmaması gerekiyor bu iki kitabı ve tabii sıkı polisiye okurları. Kurgu dışı okuduğum kitaplar arasında ise sanırım en günceli Töre Sivrioğlu’nun Medeniyetler’in Şafağı: Akdeniz’in Öyküsü ve Kayıp Uygarlıklar. Tarihe doğru yerden bakmanın insan düşüncesini nasıl değiştireceğini göstermesi bakımından bu iki kitabı da herkese tavsiye ederim.
Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?
Türkiye’de bence bu yılın en önemli edebiyat olayı iki edebiyat davası oldu. İlki Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak’a açtığı intihal davası ve bunu kazanması. Kişisel nefretler ve siyasi itişmeler karşısında edebiyat kaybetmiş gibi oldu ne yazık ki. Diğeri ise Yavuz Ekinci’nin Rüyası Bölünenler adlı romanına açılan dava. Roman karakterlerini yargılamaya kadar vardı iş. Utanç vericiydi. Diğer yandan edebiyatımızın büyük emekçilerinden, şahane çevirmenlerinden Eren Yücesan Cendey’e İtalya’dan Liyakat Nişanı gelmesi ve kendisine şövalyelik ünvanı verilmesi çok önemliydi. 40 yılda çevrilen 150 kitap için kendisini ve onun gibi bir avuç çevirmenimizi biz de böyle onurlandırabilsek keşke… Dünyada ise postmodern edebiyatın büyük yazarı Paul Auster’in en az yazdığı kitaplar kadar kederli ölümü 2024’ün en önemli edebiyat olaylarındandı. Küçük insanların büyük öykü yazarı Alice Munro’nun da bu dünyadan ayrılması yine 2024’e damgasını vurdu. Koreli yazar Han Kang’a Nobel Edebiyat Ödülü verilmesi yine bence dikkat çekiciydi. Nobel Edebiyat Ödülü elbette ki politik bir ödül ve sadece “iyi edebiyat”a verilmiyor. Ödülün bu yıl Han Kang’a verilmesi, tüm politik gerekçeleri bir yana koyduğunuzda bile, çok sevindirici. Diğer yandan Sally Rooney’nin son romanının yayımlanması ve çok ses getirmesi var, malum. Çok tartışıldı. Bu tartışma roman sanatının gittiği yeri düşündürmesi açısından önemliydi.
Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?
Edebiyat dergisi mi kaldı?! Düşman işgalindeymişiz gibi tüm dergiler, mecralar hem sektörün hem de politik iklimin tehdidi altında. Ben kişisel olarak edebiyatla ilgili güncel olanı Oggito’dan, Parşömen’den, Litera’dan, Edebiyathaber’den takip ediyorum. Bu mecralarda genellikle yeni öyküler de yayınlanıyor. Eleştiri ve incelemeyi ise dergiler yerine kitaplardan okuyorum. Notos edebiyat dergisinin verdiği mücadeleyi de burada ayrıca anmadan geçmek olmaz.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Edebiyat ortamımız yekpare bir sorunun kendisidir. İnatla yazan yazarlar, onların hevesi ve edebi direnişi dışında iyi olan hiçbir şey göremiyorum. Bir de elbette çevirmenlerimiz, tüm imkansızlıklara, sektörün ve okurun kayıtsızlığına rağmen direniyorlar.
