Parşömen’in 6 yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, edebiyat tarihimiz açısından önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizler içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl hangi kitapları okuduk? İz bırakan olaylar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, kitapçılara, yayın emekçilerine, akademisyenlere sorduk.
Savaşların ve katliamların gölgesinde bir yıl geçirdik… İyi kitaplar okuyacağımız, barışın hüküm sürdüğü bir yıl olsun 2025.
2024 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Geceleyin Bir Tren / Sözcükler; Cevat Çapan’dan yeni bir şiir kitabı geldi. Çapan’ın çevirdiği Çağdaş Yunan Şiiri Antolojisi bir süredir başucumda duruyordu. Her gece birkaç şiir okuyordum. Şimdi yerini Geceleyin Bir Tren aldı. Adı bile öyle güzel ki.
O Sonbahar, O Kış / Sel Yayınları; Kâmil Erdem anlatılması zor olanı anlatıyor bence, tanımlanması zor anlara, durumlara öyle bir ışık düşürüyor ki o şey bir anda görünür oluyor.
Âlemciler / Sel Yayınları; Zafer Doruk öykülerini seviyorum. Gerçekliğiyle bizi içine çeken, içimizi ısıtırken bir yandan da sızlatan hikâyeler anlatıyor. Bu kitaptaki öyküler de öyleydi.
Yanımda Kal / YKY; Eylem Ata’nın öyküleri seçtiği konular ve bu konuları işleme biçimiyle dikkat çekici. Ata aynı zamanda Diyarbakır, Sur için müthiş bir bellek oluşturuyor. Bu açıdan da kıymetli.
Kırık Rahvan / İletişim Yayınları; Semih Öztürk’ün öyküleri özellikle atmosferiyle beni etkiledi.
Kanada / Jaguar Kitap; Richard Ford – Bu romanın ilginç bir kurgusu var. Sonunda ne olacağını daha ilk cümleden söyleyerek bizi merak duygusuyla metnin içinde sürüklenmekten kurtarıyor. Bu da çok önemli bir şey sağlıyor. Metnin içine derinlemesine girebiliyoruz. Roman müthiş anlatımıyla bunun hakkını veriyor. Döne döne okuyacağım kitaplar arasında yerini aldı.
Yağmur Altında Yüzmek / Delidolu; George Saunders bu kitabında dört büyük yazarın öykülerini bıçak altına yatırıp bize “bu iyi bir öykü” dedirten şeyin ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Metinler didik didik inceleniyor. Bence pek çok atölyeye bedel nefis bir inceleme kitabı.
Size göre 2024 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?
Bu yıl beni en çok heyecanlandıran, Çehov’un Vanya Dayı adlı oyununun Behçet Necatigil çevirisinin yıllar sonra gün yüzüne çıkmasıydı. Oyunun çevirisi YKY tarafından yayımlanarak Necatigil külliyatına eklenmiş oldu. Metnin el yazmaları Ayşe Sarısayın, Deniz Yüce Başarır ve Başar Başarır’ın dikkat ve emekleriyle Kâmuran Yüce arşivi taranarak bulunmasaydı daha kim bilir ne kadar zaman bir çekmecede kilitli kalacaktı. Kendilerine müteşekkiriz.
Bu yıl büyük ustamız Füruzan’ı kaybettik. Onu kıymetli eserleri ve kendine has yazar tavrıyla hatırlayacağız.
Düzenli olarak takip ettiğiniz bir edebiyat dergisi var mı?
Notos ve Parşömen.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?
Toplumumuzu bir virüs gibi kemirmekte olan ne kadar musibet varsa edebiyat ortamına da sirayet etmiş durumda. Hepsini saymak mümkün değilse de birkaçından bahsedebilirim; liyakatsizlik, nitelikli eleştirinin azlığı, eleştiriye tahammülsüzlük, kolaycılık, özensizlik ve her türden iletişim, üslup sorunu. Bunca sorundan bahsedince haliyle aklımıza şu soru geliyor, edebiyat ne işe yarar?
