Site icon Parşömen

Genç ve Okullu Bir Komiser: Mutlu Kavgaz | Funda Mendeş

Algan Sezgintüredi ve Mesut Demirbilek verdikleri röportajlarda 1980’lerin sonu, 1990’lar ve 2000’ler olmak üzere üç ayrı dönemi üçer kitap ile anlatan toplam dokuz kitaplık bir seri planladıklarını anlatıyorlar.

Mesut Demirbilek ve Algan Sezgintüredi

Polisiye edebiyatımız Kavgaz Çantacı isimli Algan Sezgintüredi-Mesut Demirbilek romanı ile Mayıs 2022 itibariyle yeni bir dedektif kazandı: Mutlu Kavgaz. Edirneli, sarışın, mavi boncuk gözlü, temiz yüzlü, aileden vatan ve Atatürk sevgisini almış, siyah beyaz televizyonda Komiser Columbo ve Baretta’yı izleyerek 13 yaşında dedektif olmaya karar vermiş, çiçeği burnunda bir Polis Akademisi mezunudur Mutlu Kavgaz.

Algan Sezgintüredi’nin ismine önceki polisiye romanları (Vedat ve Tefo serisi) ve çevirilerinden dolayı aşina olan biz gedikli okurları bu ilk kitabı hemen edinmiş ve okur okumaz da Mutlu Kavgaz’ın polisiye edebiyatımızda kalıcı bir iz bırakacağını düşünmüştük. 2023’te yayımlanan ikinci kitap Kavgaz Pilot ise bu tahminimizi fazlasıyla doğruladı.

Algan Sezgintüredi ile suç araştırmaları uzmanı ve emekli emniyet müdürü Mesut Demirbilek’in birlikte yazmış oldukları romanlarda yazarların birikimleri harmanlanmış. Anlatılan suç hikâyeleri gerçek vakalardan alınmış olsa da olay örgüleri ve karakterlerin bu gerçeklere dayanılarak kurgulandığını anlıyoruz. Mesut Demirbilek’in uzun yıllara yayılan cinayet büro tecrübesi ve derin teknik bilgisi ile Algan Sezgintüredi’nin usta edebiyat kurgusu ve şahane Türkçesi ile birleşince elimizden düşüremediğimiz, okuma zevkimizi katlayan iki polisiye roman ortaya çıkmış.

İlk kitap Çantacı’da, 1987 yılında, Polis Akademisi’nden yeni mezun, 22 yaşındaki Mutlu Kavgaz ve devre arkadaşlarının, henüz Sirkeci’deki Sansaryan Han’da bulunan İstanbul Cinayet Büro’da göreve başladıklarını görüyoruz. 1987 yılı aynı zamanda ilk defa okullu genç komiser yardımcılarının doğrudan Cinayet Büro’da görev aldığı yıl olduğundan emniyet içerisinde okullu-alaylı, mesleğe yeni başlayan rütbeliler-kıdemli rütbesizler gibi kaçınılmaz çatışmaları da getiriyor beraberinde. Bir diğer dikkat çeken durum Cinayet Büro’nun son derece eril, hiç kadın çalışanı olmayan, kısacası cinayetin “erkek işi” olduğu yıllar olması. Günümüzden geriye doğru bakınca DNA analizi, bilgisayar, cep telefonu, internet, 7/24 kayıt alan güvenlik ve MOBESE kameralarının olmadığı yıllarda dedektiflerin samanlıkta iğne arar gibi çalıştıklarını, akıl yürütme, çaba, sabır ve talihin de başrolde olduğu soruşturmalara tanık oluyoruz. Bugün CSI dizilerinden alıştığımız hızlı çözümler çok uzakta. Örneğin bir parmak izi eşleşmesi bulabilmek için Teknik Şube’deki polis memurları, arşivlerindeki klasörler dolusu parmak izini ellerinde büyüteçlerle karşılaştırmak zorundalar. Bugün bilgisayarlar sayesinde, saniyelerle arşiv taramaları yapabilen bizler için hayal edilmesi zor bir çaba.

İkinci roman olan Pilot’ta yıl 1989’dur ve Mutlu Kavgaz artık 24 yaşındadır ve iki yıllık Cinayet Büro tecrübesine sahiptir. Cinayet Büro ise Sirkeci’deki Sansaryan Han’dan Gayrettepe’deki İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Binası’nda, daha modern ofislere taşınmıştır. Fonda o yılların Türkiye ve dünya olaylarının yer alması Kavgaz Serisi’ni dönem romanları duygusuyla da okutuyor bizlere. Bu satırların yazarı gibi sizlerin de çocukluk ve ilk gençlik yıllarınız 1980’lerin sonlarına denk gelmiş, siyah beyaz televizyonda Komiser Columbo ve Dedektif Baretta’yı izlemeye yetişmişseniz hoş bir nostalji duygusu da diyebiliriz buna. Pilot romanı ile bizler de Mutlu Kavgaz ile birlikte, 1989 yılı Beyoğlu’nda, çok canlı olan gece hayatında dolaşır ve dönemin eşcinsel algısı ile birlikte nefretine tanık oluruz.

Romanlarda sadece hikâyelerin değil, karakterlerin de kurgusu ilgi çekici şekilde oluşturulmuş. Başkarakterimiz Mutlu Kavgaz kadar, İstanbul Cinayet Büro’nun başı Emniyet Amiri Sabri Ateş, Başkomiseri Eyüp Aşan, Kıdemli Memur Sedat Ulamış, Mutlu’nun ev arkadaşı Dr. Erdem ve rakibi Komiser Koray gibi yan karakterler de romanlarda önemli yer tutuyor. Serinin ilerleyen kitaplarında bu karakterlerin olaylarla birlikte gelişeceğini tahmin edebiliyoruz.

Algan Sezgintüredi ve Mesut Demirbilek verdikleri röportajlarda 1980’lerin sonu, 1990’lar ve 2000’ler olmak üzere üç ayrı dönemi üçer kitap ile anlatan toplam dokuz kitaplık bir seri planladıklarını anlatıyorlar. Böylece bu üç dönemde toplumsal değişimlerle birlikte, emniyetin suç araştırmalarında teknolojinin payının artışını da görebileceğiz. Ayrıca karakterlerimiz arasındaki çatışma ve ilişkilerin de derinleşeceğini, kurgunun baş karakterler açısından bir devamlılık ile ilerleyeceği anlaşılıyor.

Naçizane bir polisiye sever olarak, kitapları okurken bu seriden iyi bir televizyon dizisi çıkabileceğini düşündüm ve hatta Mutlu Kavgaz rolünü de zihnimde Cem Yiğit Üzümoğlu’na verdim.

Benim bir okur olarak dileğim, çok sevmiş olduğum Komiser Mutlu Kavgaz’ın ve keyifle okuduğum serinin yolunun açık olması ve bu sayede kitap sayısının planlandığı gibi dokuzla sınırlı kalmamasıdır.

Funda Mendeş

Exit mobile version