Site icon Parşömen

2023 Edebiyat Soruşturması: Gökhan Yavuz Demir

Parşömen’in beş yıldır sürdürdüğü yılsonu soruşturmalarına verilen yanıtların, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz. Bizim içinse bir muhasebe yapma fırsatı sunuyor: Bu yıl neler okuduk? İz bırakan olaylar, kitaplar nelerdi? Edebiyat kamuoyunda neler gündem oldu?

Okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, şairlere, yayın emekçilerine sorduk.

Yeni yıl herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirsin…

Gökhan Yavuz Demir

2023 yılında yayımlanan kitaplardan beğendiklerinizi, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?

Maalesef yeni çıkan kitapları iyi takip ettiğim söylenemez. Üstelik çok sayıda yayınevi kurgu ve kurgudışı pek çok kitap yayınlarken. Yine kendi gündemimin, heyecanlarımın ve ilgilerimin peşinde koşup durdum. Bu sebeple yılın büyük bir bölümünde Goethe Enstitüsü’ndeki felsefe derslerim nedeniyle Carl Schmitt ve Friedrich Nietzsche; Mit ve Anlam’ın yeni baskısı için yeni bir önsöz yazarken Claude Lévi-Strauss; Calvino ve Zweig hakkında birer yazı hazırlarken bolca Calvino ve Zweig okudum. Bunlara Tabucchi, D’Annunzio, Vittorini, Kundera, Handke ve Houllebecq okumalarımı da eklerseniz neredeyse hiç yeni bir şey okumadığımı, hatta herkesin malumu olacak kadar eski kitaplar okuduğumu anlarsınız.

Yine de 2023 yılında okuyup etkilendiğim kitapları size kurgu ve kurgudışı olmak üzere şöyle sıralayabilirim:

Julián Fuks, Direniş (çev. Bengi De Sa Matos Paixao, Timaş)

Hakkında yazı da yazdığım bu romanı sevdim çünkü sadece geçmişin muhasebesine girişmiyor ve bize gelecek için muhtemel bir yol haritası da sunuyordu. Diktatörlerden en çok acı çekmiş Latin Amerika halkları, bu acılarını romana dönüştürmekte hakikaten ustalar.

George Saunders, Kurtuluş Günü (çev. Niran Elçi, Delidolu)

Yine hakkında yazdığım bir kitap. Saunders iyi bir anlatıcı. Bu kitapta ise insanın içine sıkışıp kaldığı kendi aptallık hapishanesini, her biri hedefini tam on ikiden vuran dokuz hikâyeyle anlatıyor.

Cixin Liu, Dinozorlarla Karıncaların Öyküsü (çev. Afife Hellena Sözmen, İthaki)

Üç Cisim Problemi’nden beri sevdiğim Cixin Liu, bu kısa romanda aslında insanî zaaflarımızı ve erdemlerimizi karıncalar ile dinozorlara yansıtarak anlatıyor. Sonuç düşündürtücü!

Sezgin Kaymaz, Düzdünyacılar (İletişim)

Sezgin ağabey yine güldürüp bolca ağlatmış. O yazar da okumamak olur mu! Kahramanlar elbette köpek! Sokak hayvanları öldürülsün diye kampanya düzenleyen her kazkafalıya bilhassa okutulmalı!

Seyyid Hüseyin Alatas, Entelektüeller ve Aptallar (çev. Kadir Yılmaz, Babil)

Hakkında yazmak istediğim enfes bir kitap. O kadar ki okuduğumdan beri bu kitabı niye ben yazmadım diye hayıflanıp duruyorum. Yetmişlerin Malezyası için yazılmış bir kitabın, 2023 Türkiyesi için söyleyecek anlamlı şeyleri olması insanı korkutuyor. Fakat Alatas’ın anlattığı hikâye bizim de hikâyemiz.

Neval el-Saadavi, Kadın Hapishanesindeki Anılarım (çev. Mustafa İsmail Dönmez, Ayrıkotu)

el-Saadavi’yi Sıfır Noktasında Kadın ile okuyup sevmiştim. Fakat Entelektüeller ve Aptallar’dan hemen sonra okuyunca bu sefer de seksenlerin Mısırında olan bitenin çok tanıdık gelmesine kahroldum. Hapishanedeki bir kadın yazarın kendi ağzından anlatılan hikâyesi ve maalesef anlattığı hiçbir şeye şaşırmıyorsunuz.

Friedrich Nietzsche, Mesih Karşıtı (çev. A. Onur Aktaş, Akademim)

Goethe derslerim için okuduğum Nietzschelerin Türkçedeki en yenisi. Onur Hocaya müteşekkirim. Çünkü hem çok güzel bir önsöz yazıp Türkiyedeki muhafazakâr Nietzsche yorumlarının çoğunun nasıl çöp olduğunu maddî örneklerle göstermiş hem de Türkçede keyifle okunur bir Nietzsche tercüme etmiş.

Jason Stanley, Faşizm Nasıl İşler? (çev. Ertuğrul Uzun, Fol)

Yine şaşırmadan okuyacağınız ve şaşırmadığınız için korkacağınız bir kitap!

Petrus Alfonsi, Âlimin Eğitimi (çev. Dorukhan Sacit Nar, Pinhan)

Mesellerden, kıssalardan mürekkep soru-cevap formunda ilerleyen keyifli bir kitap.

Yunus Anıl Yılmaz, Sinizm ve Aydınlanma (Pinhan)

Aslında benim önce resmî ardından gayrıresmî danışmanı olduğum için çok önceleri okuduğum bu tezi, siz yeni okuyacaksınız ve “aydınlanmış yanlış bilinç” ile tanışacaksınız.

Size göre 2023 yılının önemli edebiyat olayları nelerdi?

Bilemiyorum. Hiç ödül almadım, hiç ödül veren bir jüride olmadım ve hiç ödülleri takip eden bir meraklı da olmadım. Hatta okuduğum yazarları da tanışmak istediğim yazarları da ödülü var mı diye araştırarak seçmiyorum.

Fakat benim de geçen sene merakla okuduğum Taşra Üniversiteleri’nin yazarı Tuğba Tekerek, bu kitabıyla Sedat Simavi Ödülüne layık görülmüş. Buna sevindim. Kendisini, anasının ak sütü gibi helal bu ödül için tebrik ediyorum.

Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar görüyorsunuz?

Ben köyde yaşıyorum. Köyde bir edebiyat ortamı yok. “Ben köyde yaşıyorum” cümlesini lafzi olarak da okuyabilirsiniz metaforik olarak da. Çünkü hakikaten bir köyde yaşıyorum ve içinde yaşadığım köyden baktığımda da bütün memleket büyük bir köy gibi görünüyor. Köyde edebiyat ortamı filan olmaz. Sadece politika ve ekonomi konuşulur. Hepsi bu.

Exit mobile version