Türk edebiyatının geleneğinde yıllıklar önemli bir yer tutar. Yıllıklarda bir yılın edebi dökümü yapılır, o yıl yayımlanan eserlerden seçmeler yayımlanır, yıl içinde yaşanan edebiyat tartışmaları özetlenirdi. Yıllıklarda bir de soruşturma bölümleri olurdu. Parşömen Edebiyat olarak, yıllıkların soruşturma kısmını yaşatmak niyetiyle başladığımız ve bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız yıl sonu edebiyat soruşturmalarının, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için verimli bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Soruşturmanın son sorusunu bilhassa çok önemsiyoruz. Sorunları dile getirmenin eleştiri kültürümüzün gelişmesine, birlikte düşünmeye ve giderek çözümler üretmeye varacağını umuyoruz.
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, yayın emekçilerine, kitapçılara edebiyatımızın halini sorduk. 2023’ün edebiyat açısından daha verimli bir yıl olması temennisiyle…
Yıl içinde yayımlanan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğünüz kitapları, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Ralf Rothmann, Süt ve Kömür (2021 Aralık), sakin bir dille büyüme sancılarını anlattığı ve arka planda toplumsal hayatı hissettirdiği için,
Aynur Kulak, Adı Olmayan İkinci Öykü, bağımsız gibi duran öyküleri bağladığı bilinçakışı tekniğini çok iyi kullandığı ve içeriden anlatım tarzıyla okuru anlatıya dâhil ettiği için,
İlay Bilgili, Leyla Mektubum Eline Ulaştı mı?, samimi ve cesur anlatımıyla içimize dokunduğu ve dokunduğu el uzun süre orada kaldığı için,
Yasemin Onat, Nihayetinde Dönülen Yerler, bilinçakışını yoğun biçimde kullanılırken kendini hemen açık etmeyen, okurun çabasını bekleyen ama ilginizin karşılığını kesinlikle alacağınız olgun ve sağlam bir kitap olduğu için,
Serkan Türk, Elemlerin Nefesi, iyi şiirde direndiği ve “kırışıklıklar tenimizin yakamozu / tükettiğimiz onca günden kalan” gibi harika mısraları yazdığı için,
Deniz Eldam, Bunu Kimseye Anlatma, her öyküde yazarın etinize soktuğu ve öylece bıraktığı bıçak hakkında düşündüğümüz ve bıçağı çekmeli mi öylece taşımalı mı diye kendi kendimize sayfaları kapattıktan sonra da düşünmeye devam ettiğimiz için,
Antonio Skarmeta, Ağzında Karanfil Taşıyan Genç Adam (2021 Aralık), kısa bir anı çok basitçe anlatan yazar aradan çekildikten sonra zamanın uzunluğu ve anlatılanların yoğunluğuyla okur olarak baş başa kalarak uzun uzun düşündüğümüz için.
Size göre 2022 yılının önemli edebiyat ya da yayıncılık olayları nelerdi?
Yazar arkadaşlarımızla sohbetlerimizde ya da okurlarla bir araya geldiğimiz toplantılarda bir süre edebiyat konuştuktan sonra muhabbet bir yerden sonra ekonomik gidişatın kötülüğüne gelip dayanıyor. Bu kadar yoğun ekonomik sorunun olduğu bir ortamda yazarın para kazanabileceği işlerden feragat ederek kitap yazması, yayınevinin maliyetler almış başını gitmişken kitap basması, okurun da ekmeğinden kısarak kitap alması başlı başına kahramanlık. Yılın edebiyat olayı, bu kahramanların tanrılara kafa tutmaya devam etmesi bence.
Günümüz öyküsünün ardından güncel şiirin ve kısmen denemenin de büyük yayınevlerinin yayın listelerinde kendisine yer bulmasını da yılın dikkat çeken ayrıntılarından biri olarak görüyorum.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar ve eksiklikler görüyorsunuz?
Yazar parasını ödedikten sonra ne olsa basan yayınevleri (ne kadar para o kadar köfte, kalem oynatmanıza bile gerek olmayan paketleri de mevcutmuş, “siz o güzel başınızı ağrıtmayın gölge yazarımız o sıkıntıyı sizin yerinize halleder”), kitap garantili yazı atölyeleri (bu gözler böyle ilanlar da gördü), yazıya değil kitabın kapağında yazan isimlerine âşık insanlar (müsaadenizle yazar demeyeyim), hiçbir tasarım, editöryal çalışma olmadan piyasaya sunulan dosyalar (şimdi kim uğraşacak güzel kitapla has edebiyatla)…
Umarım 2023’te sadece güzel kitapları konuşuruz. Tüm Parşömen okurlarına mutlu sonla biten kitaplar gibi güzel bir yıl dilerim.

