Türk edebiyatının geleneğinde yıllıklar önemli bir yer tutar. Yıllıklarda bir yılın edebi dökümü yapılır, o yıl yayımlanan eserlerden seçmeler yayımlanır, yıl içinde yaşanan edebiyat tartışmaları özetlenirdi. Yıllıklarda bir de soruşturma bölümleri olurdu. Parşömen Edebiyat olarak, yıllıkların soruşturma kısmını yaşatmak niyetiyle başladığımız ve bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız yıl sonu edebiyat soruşturmalarının, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için verimli bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, yayın emekçilerine, kitapçılara edebiyatımızın halini sorduk. 2023’ün edebiyat açısından daha verimli bir yıl olması temennisiyle…
Yıl içinde yayımlanan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğünüz kitapları, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Bu yılın başında Livera Yayınevi olarak Leszek Kołakowski’nin “Lailonia Krallığı’ndan Büyüklere ve Küçüklere 13 Masal” adlı kitabını yayımladık. Kołakowski önemli bir düşünür ve felsefeci ancak bu kitabıyla biz okurlarına engin bir hayal gücü ve –edebi anlamda– güçlü bir kaleme sahip olduğunu da gösteriyor. Hayalî Lailonia Krallığı’nda geçen birbirinden eğlenceli, ironik ve bol göndermeli masallarıyla bizleri tarih, doğa ve kusurlarımız üzerine düşünmeye sevk ediyor. Genelde Doğu’yla özdeşleştirilen masal ve halk hikâyeleri geleneklerini Doğu Avrupa’ya özgü bir mizahla birleştirerek ortaya son derece özgün ve keyifli bir masal toplamı koymayı başarmış Kołakowski. Baskısına da her zamanki gibi son derece özendiğimiz bu mücevher kitap aynı zamanda Polonyalı grafik sanatçısı Paweł Pawlak’ın birbirinden çarpıcı illüstrasyonlarıyla adeta hayat buluyor. Ahlaki ve varoluşsal sorunlara son derece eğlenceli –ve politik– yaklaşımıyla bu kitap maalesef her nedense okurlar arasında derin bir sessizlikle karşılandı. Önümüzdeki yıl içinde birbirinden eğlenceli 13 masal içeren bu harika kitabın hak ettiği okur kitlesine ulaşmayı başarabilmesini diliyorum.
Size göre 2022 yılının önemli edebiyat ya da yayıncılık olayları nelerdi?
Kişisel bir yanıt olacak belki fakat içinde bulunduğumuz ortam düşünüldüğünde bu soruya daha farklı bir yanıt verebileceğimi düşünemiyorum. 2022 yılının Ocak ayında Livera Yayınevi’nin “Hıdırellez” adlı romanla okurlara ‘merhaba’ demesi benim kişisel tarihime bu yılın en önemli yayıncılık olayı olarak kaydedildi. Giderek bunaltıcı bir hal alan ekonomik darboğaz ve belirsizlikler içinde, üstelik kültür dünyasında her nedense ‘taşra’ olarak düşünülen İzmir’den çıkarak okurlara birbirinden değerli çeviri kitaplar yayımlamaya başlanmış olması bile başlı başına ‘yılın yayıncılık olayı’ listelerine girmeyi hak eden bir çaba. Elbette ki bu durum yayın hayatına yakın zamanda başlayan diğer tüm yayınevleri ve hatta bu zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan dergiler, fanzinler, bağımsız kitabevleri ya da köklü yayınevleri için de geçerli ve kanımca kitap ya da dergi yayımlamaya, çevirmenlerin ve diğer tüm yayın emekçilerinin haklarını korumaya çabalayarak işlerini layığıyla yapmaya çalışan tüm yayınevlerinin ve bu verimleri okurlara ulaştırmak için çalışan tüm bağımsız kitabevlerinin çabaları “2022 yılının en önemli edebiyat ve yayıncılık olayı” olarak nitelendirilmeyi hak ediyor.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar ve eksiklikler görüyorsunuz?
Bu başlık altına toplanabilecek çok mesele var. Ancak ilk aklıma gelenler yayıncılık açısından neredeyse her hafta artan maliyetler, tekelleşmiş bir dağıtım sistemi içerisinde görünür olmaya çalışma çabaları, yurtdışındaki gibi online ve fiziksel satış mecraları için geçerli olması gereken bir “tek fiyat politikası”nın eksikliği; yayıncılık sektörünün görünmez kahramanları olan çevirmenler, editörler, redaktörler ve tasarımcıların emeklerinin karşılığını hâlâ tam olarak alamamaları, kitap eleştiri ve inceleme mekanizmalarının yetersizliği, kitap eklerinin artık yalnızca arka kapaktan bozma tanıtım metinleri ve reklam yayımlayan mecralara dönüşmüş olmaları, kitap reklamlarının neredeyse yalnızca sosyal medya okurları üzerinden ilerleyen bir yapı halini alması vs. vs.
