Türk edebiyatının geleneğinde yıllıklar önemli bir yer tutar. Yıllıklarda bir yılın edebi dökümü yapılır, o yıl yayımlanan eserlerden seçmeler yayımlanır, yıl içinde yaşanan edebiyat tartışmaları özetlenirdi. Yıllıklarda bir de soruşturma bölümleri olurdu. Parşömen Edebiyat olarak, yıllıkların soruşturma kısmını yaşatmak niyetiyle başladığımız ve bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız yıl sonu edebiyat soruşturmalarının, geleceğin edebiyat okurları ve araştırmacıları için verimli bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Soruşturmanın son sorusunu bilhassa çok önemsiyoruz. Sorunları dile getirmenin eleştiri kültürümüzün gelişmesine, birlikte düşünmeye ve giderek çözümler üretmeye varacağını umuyoruz.
Bu yıl da okurlara, yazarlara, çevirmenlere, editörlere, yayın emekçilerine, kitapçılara edebiyatımızın halini sorduk. 2023’ün edebiyat açısından daha verimli bir yıl olması temennisiyle…
Yıl içinde yayımlanan ve hak ettiği ilgiyi görmediğini düşündüğünüz kitapları, beğenme nedenlerinizden kısaca bahsederek bizimle paylaşır mısınız?
Antoni Compagno’nun “Teorinin Cini” isimli eseri pek duyulmadı veya kurmaca yazarlarınca çok dikkate alınmadı. Yazmanın yapısını düşünmek açısından faydalı bir eser olarak görüyorum onu. Bununla beraber Fournier’in daha çok okumasını diliyorum. Deborah Levy’nin “Her Şeyi Gören Adam” isimli eseri de gözden kaçan çok iyi bir roman. Dag Solstad’ın Jaguar’dan çıkan kitabı “Armand V.” da beklediği ilgiyi göremeyen iyi kitaplardan biri.
Size göre 2022 yılının önemli edebiyat ya da yayıncılık olayları nelerdi?
Dag Solstad’ın İstanbul’da söyleşiye gelmesi benim için yılın en önemli edebiyat ve yayıncılık olayıydı. Severek okuduğum bir yazarı yakından görebilmek, ona aklımdaki soruları sorabilmek, en sevdiğim iki kitabını ona imzalatabilmek beni çok mutlu etmişti.Bunun dışında,Annie Ernaux’un Nobel Ödülü alması, Platonov’un, Şule Gürbüz ve İhsan Oktay Anar’ın yeni kitaplarının çıkması da yılın önemli edebiyat olaylarıydı. Metis’in bu ay bastığı, Aksu Bora, Demet Gülçiçek gibi isimlerin katkıda bulunduğu “Feminist Eleştiri” de bana göre yılın dikkate değer edebiyat olaylarından biri.
Edebiyat ortamımıza baktığınızda ne gibi sorunlar ve eksiklikler görüyorsunuz?
Bir yazarın, yazdığı için para kazanması gerekiyor. Çevirmenin çevirdiği, tasarımcının tasarım yaptığı ve editörün de düzelttiği metin için para kazanması gerektiği gibi. Edebiyat ortamımızın en büyük sorunu, birçok yazarın yazarlığı bir hobi olarak yürütmek zorunda kalmasıdır. Yazarlığa gereken mesaiyi harcayamayan yazarın sonunda yorulması, verimsizleşmesi, okuyucudan, yayıncısından, çevresinden zaten göremediği itibarı bütünüyle yitirmesine yol açıyor. Yayınevi sahiplerinin kitap basma işini maddi kaygılarla değil de entelektüel faydayı gözeterek yapması ülkemiz edebiyat ortamındaki birçok sorunu düzeltebilirdi. Fakat bunun için de artık çok geç olduğunu düşünüyorum açıkçası. Umutsuzum ve bu koşullarda umut etmeye devam etmenin bizi çözümsüzlüğe bir adım daha yaklaştıracağına inanıyorum.
